ilacsiz-tup-bebek

Tüp Bebek Tedavisinde PRP

Zamanı geldiğinde sağlıklı bir bebek sahibi olabilmek genç, yaşlı, evli, bekar neredeyse herkesin hayalidir. Doğal yollarla bu hayali gerçekleştirmek ise her geçen gün daha zor hale geliyor. Beslenme sorunları, yaşam koşulları, genetik faktörler, çevresel olumsuzluklar, çeşitli hastalıklar kadın, erkek pek çok kişinin üreme sisteminin fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor. Özellikle de kadınların eğitim ve çalışma imkanlarına verdiği önemin artmasıyla kadınların anne olma yaşını ertelemesi doğal yolla gebelik elde edebilmeyi zorlaştırıyor. Çünkü kadınlarda ilerleyen yaş, yani 35 yaş sonrası kısırlık için önemli bir sebep olarak görülüyor. Öyle ki, günümüzde doğal yolla gebelik elde edebilmek bundan 10 – 15 yıl öncesine göre daha zor, her geçen gün de bu şans daha da azalıyor.

Kadınlarda kısırlığa sebep olan başlıca faktörler; yaşın ilerlemesi, tüplerin tıkalı ya da sorunlu olması, yumurtlama bozuklukları, üreme organlarında doğuştan var olan ya da sonradan oluşan anomaliler ve hastalıklar, hormonsal sorunlar olarak biliniyor. Erkeklerde kısırlığa sebep olan başlıca faktörler ise genetik bozukluklar, üreme organlarıyla ilgili anomali ve rahatsızlıklar, sperm sayısının, kalitesinin düşüklüğü ve hormonsal problemler olarak sıralanabilir.

Doğal yolla gebelik elde edemeyen ya da herhangi bir sebeple gebelik kaybı yaşanan çiftlerde hem anne adayı hem de baba adayı çok detaylı muayeneler ve testlerden geçmektedir. Kimi zaman kısırlık sebebi belirlenip ona yönelik bir tedavi uygulanırken, bazen de herhangi bir sebep bulunamamaktadır.  Kısırlığın sebebi ister tespit edilsin, isterse tespit edilemesin günümüzde pek çok çifte bebek sahibi olabilmek için üremeye yardımcı tedaviler uygulanmaktadır. Kısırlık sorunu olan çiftlere; yumurtlama tedavileri, hormonsal tedaviler, aşılama, enjeksiyon ve tüp bebek tedavisi gibi çok sayıda üreme tedavisi yapılabilmektedir. Ancak bunlar arasında en başarılı sonuçlar veren ve en sık olarak tercih edilen tedavi yöntemi tüp bebek tedavisidir.

Tüp bebek tedavisi

mikro-enjeksiyon

Dünya genelinde 40 yılı aşkın süredir uygulanmakta olan ve çok başarılı sonuçlar alınabilen tüp bebek tedavisi günümüzün en başarılı kısırlık tedavisidir. Sperm ve yumurta hücresi olan, ancak doğal yolla bebek sahibi olamayan çiftlere şans olan tüp bebek tedavisi pek çok kısırlık vakasında başarılı sonuçlar veriyor.

Tüp bebek tedavisinde kadının ve erkeğin üreme hücreleri alınır, laboratuvar ortamında ayıklanır ve üreme için uygun hale getirilir. Alınan sağlıklı hücrelerle laboratuvarda döllenme gerçekleştirilir ve elde edilen embriyoların gebeliğe en uygun olanları alınarak kadının rahmine transfer edilir. İşte bu işlemlerden 12 gün sonra gebelik testi yapılır ve tedavinin sonucu öğrenilir.

Kadının yumurtlama bozukluğu varsa yumurtalarının büyümesi, istenen özelliklere sahip olabilmesi için ilaç tedavisi yapılır. Baba adayının menisinin içindeki spermlere laboratuvarda birkaç işlem uygulanarak üremeye uygun hale getirilir. Ayrıca sağlıklı bir gebelik oluşması ve elde edilen gebeliğin canlı doğumla sonuçlanabilmesi için ihtiyaç halinde hormon tedavileri yapılır. Tüp bebek tedavisinde gebelik elde edebilmek için aslında sağlıklı bir tane bile sperm ya da yumurta hücresi bile yeterli olabilir. Bu tedavide her şey doktorların, uzmanların kontrolünde ilerlediği için gebelik elde edebilme şansı çok yüksek olmakla birlikte, gebelik şansı çok düşük olanlarda bile gebelik elde edilebilir.

Tüp bebek tedavisinde PRP

tup-bebek-evreleri

Tüp bebek tedavisi üzerine neredeyse her gün yeni tedavi yolları, yeni uygulamalar, deneyimler gerçekleştirilmekte, bunlar sayesinde başarı oranı artırılmaktadır. Tüp bebek tedavisini desteklemek için yapılan yeni işlemlerle gebelik imkanı artmaktadır. Özellikle de ilk denemede gebelik elde edilemeyen bir çifte sonrasında uygulanan tedavilerle sonraki denemelerde çok daha iyi sonuçlar alınabilir. İşte tüp bebek tedavisinde ekstra olarak yapılan uygulamalardan birisi PRP işlemidir ve başarı oranını artırmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde PRP, hastanın kanından elde edilen trombosit içeriği olarak zengin plazmanın tekrar kendisine verilmesi işlemidir. Tüp bebek tedavisinde başarıyı artırmak için yapılan bilimsel çalışmalar; rahim zarında kalınlaşmanın sağlanarak embriyonun tutunma şansının artırılması ve yumurta kalitesinin artırılmasında, kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma tedavisinin (PRP) başarıyı artırıcı rolü bulunmaktadır. PRP ile normalde gebelik şansı düşük olan çiftler de gebelik elde edebilir, rahim embriyonun daha kolay tutunabileceği bir forma kavuşur.

Rahim zarının yeterince olgunlaşması önemli!

İster doğal yolla isterse gebeliğe yardımcı yöntemlerle gebelik elde edilmiş olsun, rahim zarının yeterince olgunlaşmış olması çok önemlidir. Zira ancak yeterli olgunluğa erişmiş olan rahim zarı embriyoyu gebeliğin sonuna kadar sağlıklı bir şekilde tutabilmektedir. Tüp bebek tedavisinin de başarılı olması için öncelikle sağlıklı bir embriyo elde edilmeli, bu sağlıklı embriyo sağlıklı rahim zarına sahip olan rahmin içine yerleştirilmelidir. Embriyonun rahme tam olarak tutunması için uygun bir rahim ve rahim zarı alabilirliği denilen embriyonun yerleşmesini sağlayacak mikro çevre olmalıdır. Yani gebeliğin gerçekleşebilmesi için pek çok hücresel ve moleküler olaylar zinciri bir arada olumlu seyretmelidir. Rahim zarının embriyoyu kabul edebilir olması da aslında tüp bebek tedavisinin başarısı için önemli bir koşulu oluşturuyor. Zaten rahim iç zarında gerekli olgunlaşma olmazsa embriyo tutunamaz.

Kadının rahim zarının kanlanmasının bozulması; rahim zarının daha önceden geçirdiği operasyonlar, kürtaj, biyopsi ve enfeksiyon gibi nedenler ortaya çıkmakta ve yapışıklıklar varsa rahim zarının kanlanması bozulmakta, rahim zarı embriyoyu tutamamaktadır.

PRP nasıl yapılır?

tup-bebek-pskolojik-danisma

Tüp bebek tedavisi, bebek sahibi olmak isteyen çiftlere çok büyük bir oranla bebek sahibi olabilme şansı sunuyor. Kimi durumlarda doğal yolla gebelik denemeleri ve üremeye yardımcı tedavi yollarının denenmesi çözüm olmazken, bazı destek uygulamaları ile başarılı sonuçlar alınabiliyor. Zaten sağlıklı bir gebelik için gerekli olan rahim zarı kalınlığının yeterli olmadığı, rahim zarının gerekli olduğundan daha ince olduğu ve rahim zarında oluşan yapışıklıklar açıldıktan sonra tedaviye rağmen kalınlaşmayan rahim zarı sorunlarında kadının kendi kanlarından elde edilen trombositten zengin plazma tedavisi çok başarılı sonuçlar veriyor.

Araştırmalar tüp bebek tedavisi sırasında rahim zarı kalınlığı gereğinden ince olan hastalara, tüp bebek tedavisine ek olarak kendi kanından elde edilen PRP serumunun rahim zarına verilmesinin gebelik başarısını artırdığını gösteriyor. Uzmanlara göre, tüp bebek tedavisi sırasında PRP tedavisi yapılarak, rahim zarı kalınlaştırıldığında gebelik şansı % 61 oranında artmaktadır.

PRP, hem rahim zarını kalınlaştırır hem de yumurta kalitesini artırır!

PRP işlemi; kadının kendi kanından elde edilen trombosit açısından zengin kanın, kadının rahmine tekrar verilmesi uygulamasıdır ve bir devrim niteliğindedir.  PRP; tüp bebek tedavisinde sadece rahim zarını istenen kalınlığa getirmek için değil, yumurtalık rezervini iyileştirmek için de kullanılabiliyor.  Kötü yumurtalık rezervine sahip olan, serum AMH ve FSH düzeyi bozulmuş olan ve bir yıldan uzun zamandır adet görmeyen kadınlara PRP desteği yapılmış. Bu kadınların yumurtalıkları ultrasonla izlenmiş ve PRP uygulanmıştır. İşlemin sonunda, yumurtalık fonksiyonları bozuk olan kadınlarda serum AMH ve FSH seviyeleri düzelmiş ve yaklaşık 2 buçuk ay sonra yapılan tüp bebek denemesinde de başarılı bir yumurta toplama süreci elde edilmiştir. İşte bu sebeplerle uzmanlar, PRP’nin yumurta kalitesini artırdığını belirtmekteler.

PRP kimlere yapılabilir?

  • Daha önceden tüp bebek tedavisi denemeleri başarısız olmuş,
  • Rahim zarının istenen ölçüde kalınlaşmayan,
  • Yumurtalıklarında hafif bazı sorunlar olan,
  • İleri yaşta (35 ve üstü olan) olan,
  • Yumurtalık rezervleri azalmış olan,
  • Menopoza girmek üzere olan, ancak yumurtalık fonksiyonunu yeniden başlatmak istenen kadınlar için uygundur.

PRP öncesi hangi testler gerekir?

tup-bebek-tedavisinde-olasi-riskler-2

PRP tedavisi uygulanmadan önce kadının yumurtalık rezervi ve rahim içi bulguları için ultrason muayenesi ve yumurtalık rezervi testleri yapılır. Elde edilen verilere dayanılarak da hem hangi tedavi yöntemine ihtiyaç olduğu tespit edilir hem de PRP yapılıp yapılmayacağına kararına varılır.

PRP’nin başarı oranı nedir?

PRP henüz yeni uygulanan bir işlem olduğu için hem klinik uygulama alanını kısıtlıdır hem de sağlıklı bir genel bir başarı oranından bahsetmek doğru olmaz. Bununla birlikte uzmanlar genel olarak PRP’nin tedavide ortalama % 60’lık bir başarı getirdiğine inanmaktalar.

PRP’nin etkisi ne kadar sürüyor?

Uygulama geçmişi henüz yeni sayılabilen PRP tedavilerinin ardından 3 -4 ay içinde olumlu etkiler gözlenebilmektedir. Ancak bu yeni uygulamanın uzun vadedeki etkisini tam olarak tahmin edilemiyor. Uzmanlar şimdilik, PRP tedavisinin etkisinin sadece 7 -8 aylık birkaç kez yumurta üretimi sağlayan bir etki mi, yoksa sonrasında da devam eder mi sorusuna kesin bir yanıt verememekteler. PRP sonuçlarının kalıcılığı konusunda emin olmak için daha çok veri gerekmektedir. Bununla birlikte PRP tedavisinin birkaç kez uygulanmasında herhangi bir sakınca yoktur. Yani başarısız bir denemenin ardından da şans devam etmektedir.

PRP nasıl bir işlemdir?

PRP, tüp bebek tedavisinde başarı şansını artıran bir tedavi yoludur. PRP’de anne adayının kendi kanının içinden izole edilen plaketlerin, yani kan dokusunun içerisinde bir hücre türünün laboratuvar ortamında daha zengin hale getirilmesi ve yumurtalığın içine enjekte edilmesi ile gerçekleşir. PRP’nin amacı, zenginleştirilmiş plaketlerin içinde bulunan büyüme öğelerinin, yumurtalıklarda mevcut olan durağan kök hücreleri tetiklemesi ve büyütmesidir. Bu işlemle yumurtalıklardaki kök hücreler gebeliği gerçekleştirecek yumurta hücresi haline gelebilir. PRP hem yumurtalık rezervi azalmış olan kadınlarda hem de menopoza giren kadınlarda gebeliği mümkün kılmaktadır.

Yumurtalıklardaki kök hücreler de yaşlanıyor!

Kadın, menopoza giriş dönemine kadar geldiğinde tabi ki, yumurtalıklar ve yumurtalıklarda bulunan kök hücreler yaşlanmış oluyor. Bu doğal bir sonuç olarak beklense de, yakın dönemli araştırmalar bu konuda net veri verememektedir. Bu konuda bilinen en net gerçek; kişinin vücudunda bulunan kök hücrelerin de kişi ile birlikte yaşlandığıdır. Ayrıca yaşlanan kök hücrelerin, daha genç kök hücrelere göre fonksiyonlarında ciddi bir düşüş olmaktadır. Ama sayısız kök hücresinin bulunduğu düşünüldüğünde farklılaşma becerisini kaybetmemiş az sayıda kök hücresi de bulunabilmektedir. İşte onların aktif hale getirilebilmesi söz konusudur. Tabi ki tüm kök hücreler aktif hale getirilmezken, sadece küçük bir bölümü fonksiyonel hale getirilebilir ve sağlıklı bir gebelik için yeterli olabilir.

PRP ile sağlıklı ve kaliteli yumurta elde edilebilir!

PRP tedavisi ile kök hücre aktivasyonu sayesinde yeni hücre oluşursa, bunların genetik açıdan doğru bölünebilmesi de çok önemlidir. Bu bakımdan PRP uygulamasından hemen sonra 2 aylık bir hormon tedavisi yapılır. Bununla yumurtanın oluşması ve gelişimi aşamalarında gerekli büyüme faktörlerinin takviyesi yapılır. Böylelikle yumurtaların kalitesi de artar. Bunu tespit etmek için de laboratuvar ortamında izlenir. Gebelik gerçekleşirse de, pre-implantasyon genetik tanı ile kromozom analizi yapılır ve embriyoların kromozom yapısı incelenir, bunlardan sağlıklı olanlar seçilir.

Yorum Yok

Give a Reply