pid-1

PID: Pelvik Inflamatuar Hastalık

Kadınlarda üreme organları, üreme yollarıyla ilgili her bir olumsuz durum, herhangi bir rahatsızlık hem gebe kalmaya engel olabilir hem de gebelik durumunda gebeliğin seyrini olumsuz etkileyebilir. Özellikle de rahim, yumurtalıklar ve tüplerdeki anomaliler ve iltihabik durumlar gebelik için ciddi risk oluşturabilir. Pelvik İnflamatuar Hastalık (PID) da tam bu bağlamda seyreden bir hastalıktır. Pelvik Inflamatuar Hastalık, fallop tüpleri ve yumurtalıklar gibi kadınların üst üreme organlarının enfeksiyonlarını anlatan geniş çaplı bir tanımlamadır. Pelvik Inflamatuar Hastalık çok ciddi ve yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Bu sorun çok sık yaşanmakta, tüm dünyada her yıl bir milyondan fazla kadında saptanmaktadır. Pelvik Inflamatuar Hastalık vakalarının çoğunluğu genç yaştaki kadınlarda görüldüğünden, üreme çağı adına tehlike oluşturmaktadır.
Genç kadınların üreme yeteneklerini ve tüm yaşamlarını olumsuz etkileyebilen Pelvik Inflamatuar Hastalık, günümüzün tıp teknolojisi ile başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Ancak erken dönemde teşhis edilmemesi ve tedaviye başlanmaması durumunda kalıcı ve uzun süre devam eden da neden olabilir. Pelvik Inflamatuar Hastalığın tedavi edilebiliyor olması ve aslında bazı hususlara dikkat edilerek bu hastalıktan korunmanın mümkün olması bu bağlamda riskleri azaltan hususlardır.

Pelvik Inflamatuar Hastalık neden olur?

pid-1

Pelvik Inflamatuar Hastalık, adından da anlaşılabileceği üzere bakteri kaynaklı ve çeşitli mikroorganizmalar tarafından oluşturulabilen bir rahatsızlıktır. Bu hastalığın ortaya çıkmasında en çok cinsel geçişli hastalıkların payı bulunmaktadır. Kadın ve erkeklere cinsel yolla bulaşan hastalıkların ise en sık karşılaşılan sebepleri gonore ve klamidya adlı iki bakteridir. Bu bakteriler vücuttan atılmadığında, tedavi edilmediğinde cinsel geçişli hastalıklara sebep olabilmekteler. Pelvik Inflamatuar Hastalık, bu bakteriler vajina ve serviksten yukarı ilerlediğinde ortaya çıkmaktadır. Ardından bakteriler uterus, fallop tüpleri ve yumurtalıklara doğru ilerler, hastalık da birkaç gün ya da birkaç hafta içinde vücutta ilerler.

Pelvik Inflamatuar Hastalık tehlikeleri nelerdir?

Pelvik Inflamatuar Hastalık yaşayan kadınların genel olarak dörtte birinin hastaneye yatarak tedavi olmaları gerekmekte, hatta bunlardan bazıları ise ameliyat olmaktalar. Bu hastalığın erken dönemde teşhis edilmemesi ve tedaviye başlanmaması durumunda uzun dönemde ciddi sağlık sorunları yaşanabilmektedir. Özellikle de doğal yolla bebek sahibi olamama, yani kısırlık, dış gebelik ve çok uzun süren pelvik ağrı Pelvik Inflamatuar Hastalıktan kaynaklanabilmektedir.

Pelvik Inflamatuar Hastalık yaşayan kadınların yaklaşık beşte biri kısırlık sorunu ile mücadele etmekte, üremeye yardımcı tedaviler uygulanmadan gebelik elde edememektedir. Bu bağlamda bir kadın ne kadar sık aralıklarla ve ne şiddette Pelvik Inflamatuar Hastalık geçirirse kısır olma riski de o kadar artmaktadır. Bunun temel sebebi de Pelvik Inflamatuar Hastalığın, fallop tüplerinin iç dokusunda hasar oluşturması ve bu hasarın da kadının tüplerini işlevsiz hale getirmesi dolayısıyla kısırlık oluşur. Zaten kadınlarda kısırlığa sebep olan etkenlerin başında tüplerin hasar görmesi geliyor. Hasarlı tüpler, yumurtanın rahim (uterus) içine ulaşmasını engelleyerek dış gebeliğe de sebep olabiliyor. Çünkü dış gebelik genellikle hasarlı tüpün olduğu tarafta uterusun dışında görülüyor. Döllenmiş yumurtanın rahim içine ulaşamaması ve tüp içinde büyümeye devam etmesi tüpün yırtılmasına ve karın içine kanama olmasına neden olabiliyor. Bu tür bir durumda da tedavi için cerrahi müdahale gerekebiliyor.

Kimler Pelvik Inflamatuar Hastalık risk altındadır?

Pelvik Inflamatuar Hastalık, en sık olarak üreme çağındaki genç kadınlarda görülmekle birlikte, cinsel açıdan aktif olan her yaştaki kadında rastlanabiliyor. Genel olarak bakıldığında Pelvik Inflamatuar Hastalık için risk faktörleri;

  • Bel soğukluğu (gonore) ile oluşmuş cinsel geçişli hastalığı olan kadınlar,
  • Klamidya ile oluşmuş cinsel geçişli hastalığı olan kadınlar,
  • Partner sayısı arttıkça cinsel geçişli hastalığa yakalanma riski de arttığından, birden fazla partneri olan kadınlar,
  • Cinsel ilişki yaşadıkları erkeğin, başka partnerleri de olan kadınlar,
  • Daha önceden Pelvik Inflamatuar Hastalık geçirmiş olan kadınlar,
  • Sık sık vajinal yıkama yapan cinsel açıdan aktif kadınlar kesinlikle daha yüksek risk altındadır.

Pelvik Inflamatuar Hastalık belirtileri nelerdir?

pid

Pelvik Inflamatuar Hastalık, bazen hiç belirti vermezken, kimi zaman çok hafif seyrettiğinden fark edilmeyebilirken, çok şiddetli belirtiler de gösterebilir. Ancak nasıl ve hangi şiddette seyrederse seyretsin Pelvik Inflamatuar Hastalık her şekilde kadın üreme organlarında ciddi hasarlara sebep olabilir. Pelvik Inflamatuar Hastalık sırasında genellikle aşağıdaki belirtilerden herhangi biri yaşanabilir:

  • Normal dışı yoğun vajinal akıntı,
  • Karnın alt ya da üst kısmında şiddetli ağrı,
  • Normal dışı yoğunlukta adet kanaması,
  • Yüksek ateş,
  • Yorgunluk ve halsizlik,
  • İdrar yaparken ağrı,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Cinsel ilişki esnasında ağrılı

Yukarıdaki belirtilerden biri ya da birkaçının görülmesi durumunda vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekiyor. Bu belirtiler kesinlikle Pelvik Inflamatuar Hastalık yaşandığı anlamına gelmemekle birlikte üreme yollarıyla ilgili normal dışı bir duruma işaret edebilir.

Pelvik Inflamatuar Hastalık tanısı nasıl konur?

Yukarıda sıralandığı üzere Pelvik Inflamatuar Hastalık belirtileri, gebelikte ya da gebelik dışındaki dönemlerde çok sık olarak görülebilen şikayetlerdir. Bu belirtiler başka herhangi bir rahatsızlıktan kaynaklanıyor olabilir. Dolayısıyla da Pelvik Inflamatuar Hastalık biraz zor teşhis edilebilmektedir. Ayrıca bu hastalıktan etkilenen organların muayene edilmesi hiç de kolay değildir. Hal böyle olunca da belirtiler gözlendiğinde daha çok hormonsal bazı rahatsızlıklardan, apandisitten ya da dış gebelikten şüphe edilmektedir.

Pelvik Inflamatuar Hastalık belirtileri görüldüğünde, hasta bu şikayetleri yaşadığında doktora başvurur ve doktor hastanın cinsel alışkanlıklarını, doğum kontrol yöntemini ve hissettiği belirtileri içerecek şekilde sorular sorar ve bir öykü oluşturur. Ardından hastanın pelvik muayenesini de yaparak üreme organlarınızda duyarlılık olup olmadığını kontrol eder. Bununla birlikte çoğu zaman rahim ağzından örnek alarak gonore ve klamidya enfeksiyonu olup olmadığı araştırılabilir ve kan testleri de yapılabilir. Tüm bunlarla istenen verilerin elde edilememesi durumunda ise daha fazla bilgi için doktor başka testler ve tanısal uygulamalar yapabilir. Bu bağlamda en çok başvurulan uygulamalar; ultrason muayenesi, rahim içi örnekleme, laparoskopi şeklinde sıralanabilir.

  • Ultrason muayenesi

Günümüzde iç organlarını ilgilendiren tüm vakalarda hastalığın teşhisi ve tedavi yönteminin kararlaştırılabilmesi için karın üzerinden yada vajinal yoldan yapılan ultrason muayenesi tercih edilmektedir. Ultrasonografide ses dalgaları kullanılarak iç organların genel durumu TV ekranı gibi bir ekrandan izlenir, vakaya dair resimler oluşturulabilir. Pelvik Inflamatuar Hastalık belirtileri olması durumunda da tanı için tüplerde sıvı yad a apse olup olmadığına ultrasonografi ile bakılabilir.

  • Rahim içinden örnek alma

Pelvik Inflamatuar Hastalık rahim içindeki dokulara ve rahmin doğal sıvısına da etki etmiş olabilir, burada bir belirti gösterebilir. Bu bakımdan Pelvik Inflamatuar Hastalık şikayetleri söz konusu olduğunda hastanın rahim içinden küçük bir parça alınır ve mikroskop altında incelenebilir.

  • Laparoskopi

Laparoskopi, hastalıkların hem tanısında hem de tedavisinde kullanılmakta olan modern bir uygulamadır. Laparoskopide pipet gibi ince bir tüpün ucunda ışık bulunmaktadır. Hastanın göbeğinden veya göbeğin hemen altından küçük bir kesi yapılarak bu tüple girildikten sonra, pelvik organlar ultrasonografideki gibi bir ekranda gözlenebilir. Bu görüntülerde normal dışı bir oluşum gözlenirse de örnek alınabilir, hatta tedavi yapılabilir.

Pelvik Inflamatuar Hastalık nasıl tedavi edilir?

Öncelikle altını çizmekte fayda var ki; Pelvik Inflamatuar Hastalık erken dönemde teşhis edilirse ve doğru, uygun bir sağlık kurumunda tedavi edilirse tamamen ortadan kaldırılabilir. Ancak kesinlikle erken dönemde tedavi edilmesi önemlidir. Bu sayede başta kısırlık olmak üzere pek çok sorun da önlenebilir. Bazı vakalarda ise enfeksiyon tedavi edilmesine rağmen şikayetlerin bir süre daha devam ettiği gözlenebilir.

Pelvik Inflamatuar Hastalık tedavisinde öncelikle antibiyotikler kullanılır ve vakaların çoğunda antibiyotikler tek başına enfeksiyonu yok edebilir. Pelvik Inflamatuar Hastalık genellikle birden fazla bakteri ile oluştuğundan tek bir antibiyotik tüm bakterileri yok etmek için yeterli olmayabiliyor. Bu sebeple de hastaya birden fazla antibiyotik reçete edilebilir.

Bazı vakalarda enfeksiyon tam tedavi edilmediği halde belirtiler kısa sürede kaybolabilir. Böyle bir durumda semptomlar kaybolsa bile reçete edilen ilaçların tümü kullanılmalıdır. Hatta doktorlar, enfeksiyonun yok olduğundan tam olarak emin olmak için 14 gün boyunca ilaç kullanılmasını önerirler.
Pelvik Inflamatuar Hastalık tedavisine başladıktan 2-3 gün sonra bir kez daha doktor muayenesine gidilmesi gerekir. Burada iyileşme gözlenmezse hastanın hastaneye yatarak tedavi edilmesi gerekebilir.

Pelvik Inflamatuar Hastalık tedavisinde hastanede yatmayı gerektiren durumlar

  • Hastalık belirtileri ve tanılama uygulamalarına rağmen sorunun apandisit, dış gebelik, yumurtalık kitleleri ya da Pelvik Inflamatuar Hastalıktan mı kaynaklandığına dair net bir tanı yapılamadığında,
  • Gebelik söz konusu ise,
  • Antibiyotiklerin ağızdan değil, damardan verilmesi gerekiyorsa,
  • Hastanın vücudunda çok şiddetli enfeksiyon varsa,
  • Hastada mide bulantısı ve kusma geçmiyorsa,
  • Yüksek ateş söz konusu ise,
  • Apse varsa hastanın tedavisinin hastanede yatarak yapılması uygundur.

Tedaviye başlandığı halde Pelvik Inflamatuar Hastalık belirtiler devam ediyorsa ya da apse azalmıyorsa cerrahi müdahale yapılması gerekebilir. Pelvik Inflamatuar Hastalıkta sadece hastanın değil, şiddetli vakalarda partnerinin de tedavi edilmesi gerekebiliyor. Bu hastalığa sahip olan kişilerin partnerlerinde de gonore ve klamidyal enfeksiyonu olabiliyor. Partnerlerde herhangi bir belirti olmadan da enfeksiyon olabileceği için önlem açısından da uygulamalar yapılmalıdır. Partnerin de tedavi görmesi hem kendi sağlığı hem de hastalığın tekrarlamaması için önem taşıyor.

Pelvik Inflamatuar Hastalıktan korunma önerileri

  • Cinsel ilişkide tek eşli olabilmek, sadece bir tek kişi ile ilişki yaşamak en sağlıklı yol ve en iyi önlemdir.
  • Çok sık olarak cinsel partner değiştirilmemeli.
  • Cinsel partner sayısı fazla olan kişilerde cinsel ilişkide bulunulmamalı.
  • Herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalığı olan ya da yaşamın bir döneminde böyle bir hastalık geçirmiş olan kişilerle cinsel ilişki yaşanmamalı.
  • Her cinsel ilişkide kondom kullanılmalı. Kondom sadece doğum kontrol yöntemi değildir, hatta ondan daha fazla önemli özelliği cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlüyor olmasıdır. Kondom dışında herhangi bir yöntemle doğum kontrolü uygulayan kişiler de sadece hastalıklardan korunmak adına her cinsel ilişkide kondom kullanmalılar.
  • Pelvik Inflamatuar Hastalık, üreme yollarıyla ilgili herhangi bir hastalık ya da cinsel yolla bulaşan herhangi bir hastalık taşıdığına dair en küçük bir şüphe halinde acilen doktora gidilmelidir.

Yukarıda belirtileri, tanısı, tedavisi sıralanan, detaylı bir şekilde anlatılan Pelvik Inflamatuar Hastalık çok ciddi bir rahatsızlıktır. Tedavi edilmemesi durumunda tüm vücut sağlığını tehdit eden, kısırlığa sebep olabilen, cinsel ilişki partnerinin de sağlığına zarar veren bir hastalıktır. Bunların yanında da Pelvik Inflamatuar Hastalık korunması mümkün olan ve kolaylıkla tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Bu bakımdan Pelvik Inflamatuar Hastalık belirtileri olan kişiler hemen doktorunuza başvurmalı, tedaviye başlanmalı ve tedavi sürecinde doktorun reçete ettiği ilaçları gerektiği şekilde kullanmalıdır. Hastaların tedaviyi tam olarak bitirmeleri ve kontrol için tekrar doktora gitmeleri önemlidir. Tedavi tamamlandıktan sonra da enfeksiyonun tekrar etmesini önlemek adına yukarıda sıralanan koruma uygulamalarına dikkat edilmelidir. Bunlar içinde en önemlisi de cinsel yolla geçen hastalığı olan partnerle ilişkide bulunmamak ve her cinsel ilişkide kondom kullanmaktır.

Yorum Yok

Give a Reply