osteopeni

Osteopeni (Kemik Kaybı) Nedir?

osteopeni

Kemik gelişimi anne karnındayken başlar, bebeklik ve çocukluk dönemlerinde hızlanır ve genellikle ergenliğin sonuna kadar devam eder. Bu bağlamda özellikle 18 – 20 yaşına kadarki dönemde kemik gelişimini destekleyecek özellikte sağlıklı beslenmek ve fiziksel gelişimi destekleyecek spor, egzersizleri düzenli olarak yapmak çok önemlidir. Sağlıklı beslenme ve sporun kemik sağlığındaki önemi sadece gelişim çağında değil, aksine yaşam boyu devam etmektedir. Zira kemik dokusu cansız bir doku değildir. Aksine çok canlı bir dokudur ve sürekli yıkım-yapım faaliyetlerine devam etmektedir. Kemikler dış etkilere açıktır, sürekli yenilendikleri ve yapılandırıldıkları için kalsiyum, D vitamini gibi besinlere her daim ihtiyaç duyarlar. Aynı paralelde egzersiz, spor gibi faaliyetler de tüm yaşam boyunca sağlıklı kemikler için önemlidir. Fakat kemiklerin ihtiyaç duyduğu kalsiyum ve D vitaminin temin edilememesi, hareketsiz bir yaşam sürmek, beslenme düzeninin yetersiz olması, sigara kullanımı ve alkol kullanımı gibi olumsuz faktörler söz konusu olursa, kemik yıkımı hızlanır ve yapım faaliyetleri de yeterli olmaz.

Olumsuz dış faktörler kişinin yaşamında fazlasıyla söz konusu olduğu zaman kişi, ne kadar iyi beslenirse beslensin, kalsiyum ve D vitamini temin etsin, gene de yıkım süreci tetiklenir. Bu bakımdan kemik sağlığı için önemli olan sağlıklı bir yaşamdır. Kemik yıkım ve yapım olayı kendiliğinden gerçekleşen doğal bir süreç olsa da, bu noktada önemli olan; bu iki sürecin dengeli bir şekilde meydana gelmesidir. Bunun içinde herkesin sağlıklı kemikler için sağlıklı yaşam koşullarına uyması gerekmektedir.

Sigara içen, hareketsiz bir yaşam süren kişilerin yıkım süreci daha fazla olacaktır. Bu sebeple de vücut kemik yapımı aşamasına geçemeden sürekli bir yıkım faaliyeti gerçekleşecektir. Bu sebeple de vücutta zaman içinde kemik kaybı yaşanmaya başlar, kemik erimesi sorununun da ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Kemik kaybı sorunu vücutta kemik yoğunluğunun azalması demek ve bu da aslında tüm vücut sağlığının olumsuz etkilenmesi demektir. Kemik yoğunluğunda meydana gelen bu azalma, aslında kemik mineral yoğunluğunun azalmasıdır. Bu aşamada ilk olarak hafif düzeyde olan, çok da hissedilmeyen kemik kaybı baş göstermektedir. Kemik kaybı, yani kemik erimesinin ilerlemesi osteoporoz sorununu ortaya çıkarır. Tüm bunlar sonunda yaşanan şiddetli kemik erimesi sorununda, yani osteoporozda kemikler zayıflar, güç kaybeder, zayıflar ve kemik kırılmaları da kaçınılmaz olur.

Osteopeni ve osteoporoz nedir?

osteopeni-1

Kemik kaybı ortaya çıktığında kişinin kemik yoğunluğunda azalmalar oluşur. Kemik erimesi şüphesiyle yapılan kemik mineral yoğunluğu ölçümü, diğer bir adı ile kemik taraması, neredeyse bütün hastanelerde yapılabilen oldukça kolay ve rutin bir işlemdir.  Yapılan bu ölçüm ile kemik erimesinin derecesi de tespit edilebilir.

Kişinin kemik yoğunluğunun belirli bir orana kadar azalması durumu osteopeni olarak adlandırılırken, kemik yoğunluğu daha da azaldığında osteoporoz meydana gelmektedir. Bu her iki durumda da kemik kaybı yaşanır.

Osteoporoz ile osteopeni arasındaki farklar nelerdir?

Öncelikle altını çizmekte fayda var ki; osteopeni ya da osteoporoz durumlarının her ikisinde de kemiklerde belirli oranda güç kaybı meydana gelir. Bu sorunlarda kemiklerde kırılganlık eğilimi artar. Kemikleri güçsüzleştiğinde, kemik yoğunluğu azaldığında kişi herhangi bir eşya kaldırdığında ya da hafif bir darbe aldığında bile kemiklerde kırılmalar meydana gelebilir.  Osteopeni bu sürecin henüz başlangıç aşamasıdır ve kemik erimesinin henüz daha hafif seyrettiği bir dönemdir.

Osteopeni sorunu erken zamanda teşhis edilmez ise kemik erimesi zaman içinde şiddetlenir ve osteoporoz sorunu ortaya çıkar. Kemik dokuları canlıdır ve yenilenme yaşam boyu devam eder. Ancak kemik kırılmalarının başladığı osteoporoz, yani kemik erimesi başladığında bunun dönüşü yoktur. Bu süreçte kaybedilen kemik dokusunun tamamen geri kazandırılması gibi bir olanak söz konusu değildir. Bu sebeple de olabildiğince erken zamanda bu sorunun önlemini almak ve bu doğal süreci yavaşlatmak adına sağlıklı beslenip spor yapmak oldukça önemlidir.

osteopeni-2

Osteopeni, kemik kaybını teşhis etmek mümkün müdür?

Sağlıklı bir kişinin kemik dokularındaki yoğunluğun en fazla olduğu yaşlar; 25-30 yaşları arasıdır. İşte bu süreçten sonra genellikle kemik yoğunluğu azalmaya başlar. Özellikle de kadınlar menopoza girdikleri dönemde kemik kaybı hızlanır, artış gösterir. Menopoz döneminde meydana gelen hormonsal değişimler nedeniyle östrojen hormonunda azalma meydana gelir. Bu durumda da kemikler oldukça zayıf düşer, kadın için zorlu bir süreç başlar. Kemik kaybının menopozla birlikte hızlanması kadınlarda doğal bir süreç olsa da, kimi zaman menopoz dönemi başlamadan önce de, henüz genç yaşlarda kemik erimesi görülebiliyor.

Kimler erken yaşta kemik erimesi riskine sahiptir?

  • Aşırı zayıf olan kişiler,
  • Sigara kullananlar,
  • Aşırı alkol tüketenler,
  • Sağlıksız ve düzensiz beslenme programı uygulayanların kemik erimesi yaşama riski daha yüksektir.

Yaşı ilerlemiş ya da orta yaşlı olan kişilerde herhangi bir kemik kırığı meydana geldiğinde ilk olarak şüphelenilmesi gereken ilk konu osteoporoz olmalıdır. İleri yaşlarda oldukça basit ve hafif darbeler bile kemik kırıklıklarına sebep olabiliyor. Bu sorunun sorumlusu yaşanan kemik kaybıdır.

Kişinin kemiklerinde, kemiklerin gereksinim duyduğu kadar mineral, yani tuz birikimi yoksa osteopeni gelişmesi söz konusudur. Osteopeni ilerlediğinde ise osteoporoz sorunu kaçınılmaz hale gelir ve bu sorunun da geri dönüşü yoktur.

Kişide kemik erimesinden şüphe edildiğinde kemik doku yoğunluğu ölçülerek osteoporoz teşhisi konur. Ancak bu teşhis için bu yöntem tek başına yeterli olmayabiliyor. Buna ek olarak da, bel omuru ve uyluk kemiğinden kemik yoğunluğu tayini yapılmalıdır.

Kemik kaybı tedavisi nasıl yapılır?

Kemik kaybı, geri dönüşü olmayan, ancak hafifletilebilecek bir sorundur. Bu bakımdan kemik kaybına maruz kalınmasının önlenmesi ve tedavisi için kemik yapım sürecini destekleyecek uygulamalar yapılmalıdır. Bunun birinci aşaması olarak kalsiyum ve D vitaminine oldukça önem vermek gerekmektedir. Bunun dışında kişinin beslenme düzeninin sağlıklı olmasına ve tüketilen besinlerin doğal olmasına özen gösterilmeye çalışılmalıdır.

Kemik erimesinin tespit edildiği vakalarda tıbbi tedavi de kesinlikle gereklidir. Kemik erimesinin tıbbi tedavisinde kemik yıkımın azalması için doktor; kalsiyum, bifosfonatlar, raloksifen, kalsitonin, hormon replasman tedavisi uygulamaktadır.

Bunların dışında da kişinin vücudunda kemik yapımın desteklenmesini sağlaması için; flor, Paratiroid hormon ve D vitamini takviyeleri uygulanmaktadır.

Kemik erimesi ilaç tedavisi dışında, hastanın tedavi süresince beslenmesine dikkat etmesi, spor ve egzersiz yapması, güneş ışınına çıkması, hayat tarzını sağlıklı yönde değiştirmesi oldukça önemlidir.

Kemik erimesi tespiti için yapılan testlerde, kemik erimesi sorunu görülmüş ise; günlük olarak alınan kalsiyum ve D vitamini takviyesi dışında destekleyici ilaçlara da başlanması gerekebilir.  Kemik erimesi tedavisinde pek çok farklı ilaç kullanılmaktadır. Örneğin bir kadında, kalça kemiği erimesi sorunu tespit edilmişse farklı, omurgada kemik erimesi sorunu varsa farklı ilaçlar kullanılmaktadır. Bunların yanında hastanın kullanması gereken günlük, haftalık aylık ve yıllık olarak kullanılan bazı ilaçlar da bulunmaktadır.

Kemik erimesi sorununda ilaç tedavisi dışında esas olarak hastanın hareketli bir yaşam sürmesi, düzenli olarak egzersiz yapması, en azından her gün yarım saat, 1 saat yürüyüş yapması oldukça önemlidir.  Menopoz dönemine giren kadınlar ise her yıl düzenli olarak kemik erimesi ölçümü yaptırmalılar.

Yorum Yok

Give a Reply