Oksitosin nedir?

Paylaş:

Aşk hormonu olarak da bilinen oksitosin, özellikle duygusal ilişkilerinin başlamasında önemli bir rol oynuyor. 

Oksitosin, nörotransmitter olarak çalışan bir hormondur ve üreme konusunda da oldukça önemlidir. Kadınlarda bu hormon doğumu ve bebek emzirirken sütün salgılanmasını tetiklemektedir. Erkeklerde ise oksitosin, spermlerin hareket etmesine yardımcı olur.

Oksitosinin Diğer Hormonlarla İlişkisi

Oksitosin, dopamin ve serotonin hormonlarının hepsi genelde mutluluk hormonları olarak adlandırılır. Bir kişiyi beğendiğinizde beyin dopamin salgılamaya başlar, serotonin seviyesi yükselir ve oksitosin üretilir. Bu durum da olumlu duygular ile dolmanızı sağlar.

Özellikle hamilelik döneminde vücuttaki hormon dengesi değişmeye başlar. Bu dönemde hormonların salgılanması doğuma hazırlanmak adına çok önemlidir. Oksitosinin yanında diğer hormonların da birbirleri ile ilişkili olduğu için öncelikle hamilelikte salgılanan bütün hormonlara göz atmak faydalı olacaktır.

Hamilelikte Hormonların Rolü

Doğum esnasında salgılanan hormonlar vücudunuzun doğuma hazırlanmasını sağlar. Bu hormonlar vücudunuzda değişiklikler meydana getirerek doğum sürecinin başlamasını sağlarken bu sürecin en güvenli şekilde gerçekleşmesini sağlamaya yardımcı olur.

Doğumda salgılanan hormonlar size ve bebeğinize şu şekilde yardımcı olmaktadır:

  • Vücudun doğuma hazır hale gelmesi
  • Doğum kasılmalarının başlaması
  • Bebeğinizin doğuma ve vücudunuzun dışındaki hayata hazırlanması
  • Süt üretiminin başlaması ve bebeğin emzirmeye hazır hale gelmesi

Hamilelikte ve doğumda etkili olan dört hormon vardır. Bu hormonlar oksitosin, endorfin, adrenalin ve stresle alakalı hormonlar ve prolaktindir. Bu hormonların hamilelikte ve doğumda ne işe yaradıklarını bilmek önemlidir.

Endorfin

Vücudunuz stres ya da acı ile karşılaştığı zaman sizi sakinleştirmek ve acıyı azaltmak adına endorfin isimli hormonu salgılar. Hamileliğin sonlarına doğru endorfin seviyeniz artabilir. Doğum esnasında acıyı kesen ilaçlar kullanmayan kadınlarda endorfin seviyesi artmaya devam eder ve doğum esnasında en yüksek seviyelerine ulaşır.

Doğum sırasında endorfin seviyesinin yüksek olması doğum süreci ile başa çıkılmasını kolaylaştırabilir. Yüksek endorfin seviyesi doğum sonrası kendinizi daha mutlu ve alert hissetmeniiz sağlayabilir ve bu sayede bebeğinizin bakımını üstlenebilirsiniz. Ayrıca yeni doğum yapıldığı zaman endorfin bebek ve anne arasındaki bağı güçlendirir. Doğum sonrası zamanla azalan endorfin seviyesi ise doğum sonrası depresyona neden olabilmektedir.

Doğumda düşük endorfin seviyesinin yarattığı durumlar:

  • Doğumun acılı ve katlanılması zor 
  • Bu durumda sağlık görevlilerinin müdahalesi gerekebilir.

Doğum sırasında endorfin seviyesinin artması için şunlar yapılabilir: 

  • Sakin, huzurlu ve güvenli hissetmek
  • Çevrede sevilmeyen insanlar ve sesler gibi rahatsız edici etkenlerden kurtulmak

Adrenalin

Adrenalin, tehlike arz eden durumlarda kişinin hayatta kalmasını sağlayan hormondur. Doğum sırasında kendini tehlikede hisseden vücut, yüksek seviyede adrenalin salgılar. Bu nedenle adrenalin salgılanması doğumun yavaşlamasına ya da durmasına neden olabilir.

Doğum esnasında adrenalin seviyesinin yüksek olması şunlara neden olabilmektedir:

  • Bebek doğmadan önce tehlikeli durumların oluşması
  • Doğum sancılarının durması ve doğum süresinin uzaması
  • Annenin paniklemesi ve acı hissi
  • Doğumda sezaryene ihtiyaç duyulması

Adrenalin seviyesinin yüksek olması durumunda şunlar yapılabilir:

  • Sakin ve huzurlu olmak
  • Doğum süreci için önceden bilgilendirilmiş ve hazır olmak
  • Doğumu yapabileceğinize dair kendinize güven duymak
  • Doğum esnasında yanınızda sevdiğininiz insanların olmak ve kendini güvende hissetmek

Prolaktin

Prolaktin annelik hormonu olarak bilinir. Hamilelikte tavan yapan prolaktin, doğumu başlatabilir. Prolaktin, doğum sonrası da salgılanmaya devam eder ve kadın vücudunun bebek emzirmeye hazır olmasını sağlar. Bunu yanında yeni doğan bebeğin rahimden çıktığında çevresine uyum sağlamasına yardımcı olur. Prolaktinin esas rolü süt üretimidir. Emzirmenin başlarında yüksek olan prolaktin seviyesi annenin bebekle ilgilenmesini ve anne olmaya alışmasını kolaylaştıracaktır. Bu hormon ayrıca bebeğin sağlıklı gelişmesini sağlamaktadır.

Prolaktinin düşük seviyede olması şunlara neden olabilmektedir:

  • Bebeğin doğum zamanı hazır olmaması
  • Bebeğin gelişimi ve büyümesinin yetersiz olması
  • Kadının anneliğe kendini hazır hissetmemesi

Prolaktin üretimini arttırmak için şunlar yapılabilir:

  • Doğumun kendi kendine başlamasını beklemek
  • Doğum sancıları başladığı andan itibaren doğum sonrasına kadar stresi minimum seviyede tutmak
  • Doğum sonrası anne ve bebeği bir arada tutmak
  • Emzirmeye erken başlamak ve ihtiyaç olduğunda emzirmek

Doğum esnasında rol oynayan hormonların sağlıklı bir şekilde salgılanması için doğum süreci başladığında neler yapacağınızı önceden planlamanız önemli olacaktır. Ayrıca doğumu rahat bir ortamda gerçekleştirmek adına hastane seçimi de önemlidir. Bu nedenle hem doğal yollardan doğumun gerçekleşebileceği hem de hormonlarınızın düzgün bir şekilde üretileceği bir ortamda doğum yapmanız önemlidir.

Oksitosin

Oksitosin, hem hamilelik süresince hem doğumda hem de doğum sonrası önemli görevleri olan bir hormondur. Doğum esnasında oksitoksin seviyesinin düşük olması şu sorunlara yol açabilmektedir:

  • Doğum sancılarının durması ya da yavaşlaması ve doğum süresinin uzaması
  • Plasenta bölgesinde doğum sonrası aşırı kanamalar olması
  • Bu sorunlara sağlık görevlilerinin müdahale etmesinin gerekmesi

Oksitosin seviyesi şu şekilde arttırılabilir:

  • Sakin, huzurlu ve güvenli hissetmek
  • Çevrede sevilmeyen insanlar ve sesler gibi rahatsız edici etkenlerden kurtulmak
  • Dik oturmak ve bu sayede bebeğin servikse baskı yapmasını sağlamak
  • Meme uçlarının ve klitorisin uyarılarak bebeğin doğumdan kısa bir süre sonra emzirilmesinin sağlanması

Oksitosin vücutta doğal olarak üretilir mi?

Oksitosin vücutta doğal olarak salgılanan bir hormondur. Beynin hipotalamus bölgesinde sentezlenen oksitosin hipofizden salınır.

Oksitosin duygularınızı olumlu yönde nasıl etkiler?

Oksitosinin sosyal davranışlar üzerinde şu şekilde etkileri vardır:

  • Rahatlama
  • Güven
  • Genel olarak psikolojik dinginlik

Oksitosin hormonu bunların yanında beynin bazı bölgelerine salındığında stres ve anksiyete seviyesini de azaltmaktadır.

Oksitosin davranışları nasıl olumlu etkiler?

Oksitosin, vücudunuzun farklı duygusal ve sosyal durumlara uyum sağlamasına yardımcı olabilir.

İntranazal oksitosinin doğrudan romantik ilişki içerisinde olduğunuz partnerinizle özellikle tartışma esnasında arttığı görülmüştür. Ayrıca bazı araştırmalar intranazal oksitosinin otizmli insanlarda anlayışlarının daha gelişmiş olduğu ve sosyal olaylara verdikleri tepkilerin daha iyi olduğu olmasını sağladığı görülmüştür.

Hamilelik ile Oksitosin İlişkisi

Hamilelik, kadın vücudunun değişmeye başladığı ve bununla birlikte psikolojik durumda da değişmenin görüldüğü bir süreçtir. Hamilelikte değişen hormonlar arasında oksitosin de yer almaktadır. Oksitosin küçük peptid bir hormondur ve dokuz amino asitten meydana gelir. 

Hamilelikte ve doğum sırasında ölçülen oksitosin seviyeleri birbirinden farklılık göstermektedir. Bazı araştırmalar hamilelik süresince oksitosinin yavaşça arttığını ve bu şekilde en yüksek seviyeye ulaştığını göstermektedir. Bazı araştırmalarda ise oksitosin seviyesinin doğum esnasında daha çok arttığı görülmüştür. Araştırmaların sonucunun farklılık göstermesi birden fazla etkene bağlı olarak gerçekleşebilmektedir. Bu etkenler şunlar olabilmektedir:

  • Oksitosinin yarılanma ömrü diğer hormonlara kıyasla kısa sayılabilecek birkaç dakikalık bir süredir, bu da ölçülen değerlerin birbirlerini tutmamasına neden olabilmektedir.
  • Oksitosinin pulsatil salgılanması, ölçülen seviyelerin değişkenlik göstermesine neden olabilmektedir.
  • Bu etkenlerin yanında oksitosin seviyesinde görülen artışın özellikle hamileliğin son dönemlerinde özellikle doğumun başlamasıyla özellikle de doğum anında en yüksek seviyesine ulaşmaktadır.
  • Oksitosin seviyeleri özellikle gece daha fazla artmaktadır. Bunun ise geceleri rahmin aktivitesinin daha fazla olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Annelik ve Oksitosin Arasındaki İlişki

Oksitosin, annelikte pek çok önemli rol oynamaktadır.

  • Doğum

Oksitosin, rahime sinyal göndererek doğumun başlamasını sağlar. Ayrıca bu süreçte diğer hormonların da üretilmesi sağlanır. Doğum gerçekleştikten sonra ise rahmin önceki boyutuna dönmesini sağlar.

  • Emzirme

Bebek anne memesinden süt emme durumuna geldiği zaman oksitosin, süt salgılanmasını sağlar. Oksitosinin salınması bebek için süt üretimini teşvik eder.

  • Bağ kurma

Şimdiye kadar yapılan araştırmalar oksitosinin anne ve çocuk arasındaki bağın gelişmesinde önemli olduğunu göstermiştir. Oksitosin seviyesi yüksek olan annelerin çocukları ile aralarındaki ilişki çok daha yakın olmaktadır. Oksitosin şu davranışlar ile anne-bebek bağının kuvvetlenmesine neden olabilmektedir:

  • Bebeği sık sık kontrol etmek
  • Sevgi dolu dokunuşlar
  • Bebeğe şarkı söylemek ya da ona doğru konuşmak
  • Sevmek ve banyo yaptırmak

Araştırmaların gösterdiğine göre anneden bu tarz davranışlar gören bebeklerde anneleriyle olan iletişimleri ve bağları daha güçlü olmaktadır. Ayrıca bu davranışlar sadece biyolojik annelerde değil bakıcı annelerde ve evlat edinmiş olan annelerde de görülmektedir.

Doğum Sonrası Oksitosinin Görevi

Doğum sonrası depresyonun genelde oksitosin salınımında görülen düşmelerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Yapılan bazı araştırmalar hamileliğin 35. haftasından doğumdan sonraki 6. haftaya kadar oksitosin seviyesinde artış olduğunu gösterse de doğum sonrası depresyon yaşayan kadınlarda bu durum gözlenmemektedir. Depresyon yaşayan kadınlarda oksitosin seviyesi genelde 38. haftadan sonra azalmaktadır. Bu dönemde görülen depresyon önceki dönemlerde yaşanan depresyonlar ile ilgili de olabilmektedir.

Oksitosinin Dışardan Alınması

Oksitosin doğum sırasında doğum sancılarını tetiklemek için kullanılabilir. Ayrıca doğumdan sonra kanamayı azaltmak adına da kullanılabilmektedir.

Oksitosin ile Babalık Arasındaki İlişki

Erkeklerde de oksitosinin salgılanması baba oldukları zaman tetiklenmektedir. Bebek ve baba arasındaki bağ oksitosin seviyesinin artmasını saplamaktadır. 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar