kadinlarda-kisirlik-nedenleri

Kadınlarda En Sık Karşılaşılan Kısırlık Sebepleri

Doğal yolla gebelik elde edebilme, her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Zira modern yaşam koşullarında sağlıksız beslenme ve hayat alışkanlıkları izlenmekte, pek çok vücut sisteminin fonksiyonları da yeterli olmamaktadır. Bu bakımdan insanlar her geçen gün daha fazla üremeye yardımcı tedavi tekniklerine ihtiyaç duymaktalar. Aynı paralelde üremeye yardımcı tedavi yöntemleri de gelişen teknolojiyle hızla gelişmekte, her geçen gün daha fazla çift bu tedavilerle bebek sahibi olabilmekteler.

kadinlarda-kisirlik-nedenleri

Amerika Birleşik Devletleri’nde üreme çağındaki çiftlerin yalnızca % 11’i bir yıl içinde doğal yolla gebe kalmayı başarabilmektedir. Geri kalan çiftler ise medikal, psikolojik, cerrahi tedavilerden herhangi birini ya da birkaçını birlikte alarak gebelik elde edebilmekteler. Tüm dünya genelinde bakıldığında ise tüm çiftlerin % 35’i uzun süre deneyerek ve basit birkaç tedavi ile bebek sahibi olurken, 15’i doğal yolla gebelik elde edemediği için üremeye yardımcı tedavilere başvurmaktadır. İşte bu çiftlerin de yaklaşık üçte birinde kadın doğurganlığı problemleri, diğer üçte birinde erkek doğurganlık sorunları ve geri kalanlarda ise hem kadın hem de erkek her ikisinin de dahil olduğu faktörler veya açıklanamayan kısırlık sebepleri bulunmaktadır.

Uzmanlar genellikle kısırlıktan şüphe etmek için, çiftin belli bir süre korumasız cinsel ilişkiye girdiği halde gebelik elde edememesi gerektiğini düşünmekteler. Şöyle ki; 35 yaşın altındaki çiftler 1 yıldan uzun süredir, 35 yaşın üzerindeki çiftler yaklaşık 6 ay düzenli olarak korunmasız cinsel ilişkiye girdiyse ve gebelik elde edilemediyse kısırlıktan şüphe edip doktora başvurulması gerekmektedir. Zira birkaç kez girilen korumasız cinsel ilişki ile gebelik elde edebilmek çok zor ve nadiren karşılaşılan durumdur.

Uzmanlar, kısır çiftlerin günümüzde gerektiği şekilde bir tedavi aldıkları taktirde yaklaşık % 65’inin başarılı bir gebeliğe sahip olabildiğini belirtmekteler. Yani kısırlık sebebi her ne olursa olsun, üreme çağı dışındaki çiftlerin büyük çoğunluğunun sorununu ortadan kaldırabilecek bir tedavi yöntemi bulunmakta ve çiftler de bundan faydalanmaktalar.

Aşağıda üreme teknikleri uygulanan büyük hasta gruplarından toplanan ortalamalara dayanarak elde edilen başarı oranları sıralanmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki; her çift benzersiz ve her çiftin sahip olduğu sorun da bir diğerine benzememektedir. Dolayısıyla da aşağıda verilen oranlar bireysel değil, genel bir fotoğraf gibi herhangi bir tedavi için başarı oranları gibi düşünülmelidir. Yani bu oranlara bakarak kişinin ya da çiftin kendi bebek sahibi olma şansını tahmin etmesi doğru olmayacaktır.

Kadından kaynaklanan kısırlık sorunları ve uygulanan tedavi ile başarı elde etme oranları

  • Yumurtlama problemleri

yumurta-catlamasi

Kadının yumurtaları yumurtalıkta olgunlaşmadığında veya yumurtalıklar olgun bir yumurtayı doğal şekilde folikülden (yumurtayı tutan kesecik) salıvermediğinde yumurtlama problemi oluşur. Bu sorun bazen erken yumurtalık yetmezliği olarak bilinir. Kısırlık sorunu yaşayan kadınlarda yumurtlama sorunları yaygın olarak görülür.

Yumurtlama sorunlarında olası semptomlar: Yetersiz veya seyrek görülen adet kanaması, olağandışı hafif veya ağır adet kanaması veya aşırı şişkinlik ya da meme hassasiyeti gibi adet döneminin erken belirtilerin olmaması.

Yumurtlama sorunlarına olası tedavi yolları: Kadının kilosu çok düşük veya çok yüksekse vücut ağırlığını ideal oranlara doğru çekmeye çalışmak, doktorun reçete ettiği doğurganlık ilaçları kullanmak almak ve tüp bebek tedavisi almak.

Yumurtalama sorunlarında tedavilerle başarı oranları: Klomifen sitrat kullanan kadınların % 30 – 40’ı en geç üçüncü tedavi döngüsünde, yani tedaviyi takip eden üçüncü adet döneminde gebe kalmaktadır. Kadının yumurta verimini artırmak için doğurganlık ilaçları suni döllenme ile birleştirildiğinde, hamilelik elde etme oranı tedavi döngüsü başına % 10 – 20 civarındadır.

Canlı doğumla sonuçlanan tüp bebek tedavisi döngülerinin yüzdesi, yani bir veya daha fazla bebeğin doğduğu gebelik oranları aşağıdaki gibidir:

  • 34 yaş ve altı kadınlar için % 40
  • 35 – 37 yaş arası kadınlar için % 31
  • 38 – 40 yaş arası kadınlar için % 21
  • 41 yaş arası kadınlar için % 11
  • 43 yaş ve üstü kadınlar için % 5

Yukarıdaki başarı oranları dikkate alındığında doğurganlıkta ve tedavilerden başarı alınabilmesinde kadının yaşının çok önemli bir faktör olduğu görülmektedir.

  • Endometriozis (çikolata kisti)

endometrial

Endometriozis, rahmin (endometriyal doku) normal olarak bulunan dokusunun, genellikle batın veya pelviste rahim dışına çıkmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Yani rahim içinde gebelik için gelişen dokunun, rahim dışında gelişmesi ve kadının adet döneminde yaşanan kanamanın rahim dışında oluşması sorunu endometriozis olarak adlandırılmaktadır.

Endometrioziste olası semptomlar: Endometriozis vakalarında kadınlar ağrılı adet dönemleri geçirir, cinsel ilişki esnasında ve sonrasında ağrı hisseder, adet kanamaları çok yoğun olur, olağandışı lekelenmeler olabilir ve genellikle şiddetli pelvik ağrılar hisseder.

Endometrioziste olası tedavi yolları: Endometrioziste tespit edilen endometriyal dokuları operasyonla çıkarmak veya tıkanmış fallop tüplerini açmak, doğurganlık ilaçları kullanarak ve tüp bebek tedavisi uygulayarak gebelik elde etmek mümkün olabilir.

Endometriozis tedavisinde başarı oranları: Endometriozis ve kadın kısırlığı ilişkisine dair yapılan geniş çaplı bir çalışma, erken evre endometriozise sahip olan kadınların % 30’unun, endometrial dokunun çıkarılması için uygulanan laparoskopik cerrahinin ardından 3 yıl gibi bir süre içinde doğal yolla gebe kalabildiğini ortaya koymuştur. Erken evre endometriozis sorunu olan kadınlar, üremeye yardımcı ilaçlar ile tedavi edildiğinde, gebelik oranı tedavi döngüsü başına % 9 – 15 arasındadır. Endometriozisi olan ve tüp bebek tedavisi uygulanan kadınlar için ise tedavi döngüsü başına canlı doğum oranı, kadının yaşına bağlı olarak % 2 – 42 arasında değişmektedir.

  • Kötü yumurta kalitesi

yumurta-catlamasi-1

Kadınlarda üreme ve özellikle de doğal yolla bebek sahibi olabilme olasılığı daha çok yumurta kalitesi ile ilgilidir. Kaliteli yumurtalara sahip olmak demek, daha kolay ve daha sağlıklı gebe kalabilme olasılığının artması demektir. Yumurtalıkların ürettiği yumurtaların kalitesi ve sayısı doğal yolla ya da doğurganlık tedavisi ile üreyebilme gücünü belirlemede çok etkilidir. Ancak kadının yaşı ve yaşam koşullarıyla bağlantılı olan yumurta sayısı ve kalitesi özellikle de 35 yaşından sonra hızla ve önemli ölçüde azalmaktadır.

Kötü yumurta kalitesinin olası semptomları: Kötü yumurta kalitesi kadında herhangi bir semptoma, şikayete sebep olmaz, sadece üreme yeteneğini düşürür.

Kötü yumurta kalitesinin olası tedavi yolları: Kötü yumurta kalitesini artırmak için doğurganlık ilaçları, kadının kendi yumurtalarını kullanarak tüp bebek tedavisi uygulanması gibi tedaviler yapılabilmektedir.

Kötü yumurta kalitesinde başarı oranları: Yumurta kalitesini yükselten doğurganlık ilaçlarıyla tedavi yapılan kadınlarda başarı oranları daha nispeten düşükken, ilaç tedavisi ile kalitesi artırılan yumurtalarla yapılan tüp bebek tedavisinde başarı oranı döngü başına % 25 civarındadır.

  • Polikistik over sendromu

polikistik

Polikistik over sendromu (PCOS), yüzeysel bir anlatınla kadınların yumurtalıklarında çok sayıda kist oluşmuş olması sorundur ve kadınlarda kısırlığa sebep olan faktörler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Polikistik over sendromunda yumurtalıklardaki küçük foliküller, yumurtayı olgunlaştırıp salıveren daha büyük, olgun foliküllere dönüşememektedir. Bununla birlikte bu sendromda hormon dengesizlikleri ve öngörülemeyen yumurtlama sorunu da söz konusudur.

Polikistik over sendromunun olası semptomları: Bu sendrom kadında; düzensiz adet dönemlerine, aşırı kıllanmaya, cilt sorunları ve akne oluşumuna, bir de çok hızlı kilo alımı dolayısıyla obeziteye sebep olabilmektedir.

Polikistik over sendromu için olası tedavi yolları: Polikistik over sendromu kadının sağlıksız yaşam ve beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan ilgili bir sağlık sorunudur. Bu bağlamda tedavi amaçlı yaşam tarzı değişiklikleri olarak sağlıklı beslenme, diyet ve egzersiz uygulanır, klomifen sitrat, enjekte edilen doğurganlık ilaçları, ovulasyonu tetikleyebilen bir cerrahi prosedür olan yumurtalık sondajı ve tüp bebek tedavisi uygulanabilmektedir. Glikoz intoleransı olan kadınlarda ise, diyabet ilacı metformin kullanılarak yumurtlamanın da düzene girmesi sağlanabilir.

Polikistik over sendromunda tedavi ile elde edilen başarı oranları: Polikistik over sendromu kadının kilosunun normalden fazla olmasıyla da bağlantılı olduğundan tedavi bağlamında, kadının vücut ağırlığının % 5 – 10’unu kaybetmesi birinci önceliktir. Sadece kilo vererek bile kadının yumurtlamasının düzenli olarak gerçekleşmesi sağlanabilir. Tedavi için Klomifen sitrat alan polikistik over sendromlu kadınlar için, tedavi döngüsü başına gebelik oranı yaklaşık % 18’dir. Yumurtalıkları sondaj ile tedavi edilen kadınların ise yaklaşık % 50’sinin 1 yıl içinde hamile kalabilmesi söz konusu olmaktadır.

  • Tüplerle ilgili faktörler

tup-bebek-evreleri

Kadının tüplerinin açık olması, fonksiyonlarını gerektiği gibi yerine getirebiliyor olması sperm ve yumurtanın birleşebilmesi, doğal yolla gebeliğin elde edilebilmesi için çok önemlidir. Zira tıkalı veya hasarlı fallop tüpleri spermin yumurtaya ulaşmasını önler ve döllenmiş yumurtanın da rahme ulaşmasını engeller. Tüplerle ilgili problemlerin önde gelen nedenleri arasında pelvik inflamatuar hastalık, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (klamidya gibi) ve önceden geçirilen cerrahi işlemlerle ilgili olumsuzluklar sayılabilir.

Tüplerle ilgili faktörlerde olası semptomlar: Kadının tüplerinin her ikisinin ya da birinin tıkalı veya hasarlı olması herhangi bir semptom yaratmaz.

Tüplerle ilgili sorunlara olası tedavi yolları: Tüplerde tıkanıklık varsa ilk olarak tıkanıklıkları açmak için ameliyat, yani cerrahi işlem uygulanmaktadır. Eğer ameliyat başarısız olursa veya tüpler tamir edilirken çok hasar görürse, gebelik şansını artırmak için tüp bebek tedavisi yapmadan önce tüplerin tamamen alınması, çıkarılması söz konusu olabilir.

Tüplerle ilgili sorunlarda tedavi sonucunda başarı oranları: Cerrahi işlemden sonra gebe kalma oranları, tüp tıkanıklığının yeri ve ciddiyetine, gelişen postoperatif skar dokusunun miktarına bağlı olarak büyük ölçüde değişmektedir. Tüplerden kaynaklı kısırlık sorunu olan ve tüp bebek tedavisini deneyen çiftlerin il denmede bebek sahibi olma şansı % 22 civarındadır. Bu başarı oranı elbette kadının yaşına, tüp hastalığının kapsamına veya tüplerin çıkarılıp çıkarılmamasına ve diğer birkaç faktöre bağlıdır.

  • Açıklanamayan doğurganlık sorunları

kadin-kisirligi

Kısırlık şikayetiyle başvuran çiftte kısırlık bariz bir sebep bulunamamışsa doktor açıklanamayan bir doğurganlık problemi kanısına varabilir. Bazı uzmanlar üreme sisteminin işleyiş şeklindeki basit farklılıkların bu tür bir kısırlığa neden olabileceğine inanmaktalar. Bunlar folikül gelişimi, sperm fonksiyonu veya fertilizasyon sürecindeki farklılıklar olabilir. Uzmanlar ayrıca çiftin yaşam tarzı alışkanlıklarının, normalden düşük ya da fazla kilolu olmak, düzenli olarak çok fazla kafein veya alkol tüketmek ve sigara içmek gibi olumsuz faktörlerin açıklanamayan kısırlığa sebep olabileceğini belirtmekteler.

Açıklanamayan kısırlık sorununun olası semptomları: Herhangi bir semptom yaratmaz.

Açıklanamayan kısırlık sorununda olası tedavi yolları: Doğurganlık ilaçları veya tüp bebek tedavisi uygulanabilir.

Açıklanamayan kısırlık sorununda tedavi ile elde edilen başarı oranları: Açıklanamayan kısırlık sorunu olan çiftler için, hamilelik ilaçları, aşılama ile birlikte kullanıldığında gebelik oranı tedavi döngüsü başına % 9 – 26 arasında değişir. Tüp bebek tedavisi ile canlı doğum oranı tedavi döngüsü başına yaklaşık % 30’dur. Ancak bu rakam yaşa bağlı olarak değişir.

Yorum Yok

Give a Reply