Hamilelikte Sigara İçmek Ölü Doğum Oranını Artırıyor!

Paylaş:

Sigara içmenin sağlığa zararlı olduğunu bilmeyen yoktur. Ancak özellikle hamile kalmaya çalışanların ve anne adaylarının kendi sağlığını düşünmüyorlarsa bile bebeklerinin sağlığı için sigarayı bırakmaları gerekmektedir. Sigara içmek, hamilelik süresince bebeğinizin sağlığını etkileyeceği gibi doğum sonrasında da bebek üzerinde olumsuz etkiler görülecektir. Sigaranın içerisinde bulunan ve bağımlılık yapan madde olan nikotin, karbon monoksit ve diğer zehirler sigaradan her nefes çektiğinizde kan dolaşımınıza karışır ve ordan da doğrudan bebeğiniz etkiler.

Hamileyken sigara içmek, düşük ve ölü doğum riskinin artmasına neden olacaktır. Düşük, genelde hamileliğin ilk 3 ayında meydana gelir. Hamileliğin 20. haftasından sonra meydana gelen düşükler ise ölü doğum olarak kabul edilir. Araştırmalara göre sigarada bulunan zararlı kimyasallar, düşük ve ölü doğuma neden olabiliyor. 

Hamilelikte sigara içmenin diğer zararları ise şunlardır:

  • Vücuda alınan oksijen miktarının azalması sonucu hem anne adayının hem de bebeğin etkilenmesi
  • Bebeğin kalp atış hızının artması
  • Prematüre doğum ve bebeğin ağırlığının düşük olması
  • Doğum kusurları riskinin artması
  • Ani bebek ölümü sendromu riskinin artması

Günde içtiğiniz sigara miktarı arttıkça yukarıda yer alan risk faktörlerinin gelişmesi tehlikesi artacak ve başka sağlık sorunları da meydana gelecektir. Gebelikte içilen miktardan bağımsız olarak sigara içmenin her şekilde bebek üzerinde olumsuz etkileri olacaktır.

Hamilelik Döneminde Pasif İçicilik

Pasif içicilik kişinin kendi sigara içmediği halde sigara dumanına maruz kalması ve bu dumanı içine çekmesi şeklinde oluşur. Yanan sigara dumanındaki karbon monoksit ve nikotin gibi maddeler yüzünden pasif içici konumundaki kişi, sigara içenden daha çok sigaradan etkilenecektir.

Hamilelik süresince düzenli olarak pasif içici konumuna düşmüşseniz gebelikte düşük, erken doğum, doğum kusurları, ölü doğum ve diğer birçok komplikasyonu yaşama riskiniz artacaktır. Ayrıca pasif içiciliğe maruz kalan bebek ve çocuklarda astım, alerji, akciğer ile kulak enfeksiyonları görülme riski yüksek olacaktır.

Sigaradan Korunmak için Yapılabilecekler

  • Evinizde sigara içilmeyen alanlar yaratın.
  • Normalde sigara içen insanların sizin yanınızda sigara içmemelerini rica edin.
  • Kafeinli içecekleri daha az tüketmeye özen gösterin. Çünkü kafein, sigara içme isteğinizi tetikleyebilir. Ayrıca alkolden kesinlikle uzak durun. Alkol hem sigara içme isteğinizi arttırabilir hem de bebeğiniz için zararlıdır.
  • Sigara ile ilişkilendirdiğiniz bütün alışkanlıklarınızı değiştirin. Örneğin, araba sürerken ya da stresli anlarınızda sigara içme eğilimindeyseniz sigara içmek yerine başka aktiviteler deneyin.
  • Sigara içme isteğinizin tetiklenmesine karşın yanınızda naneli şeker ya da sakız bulundurun.
  • Sigarayı aklınızdan uzak tutmak ve stresinizi azaltmak için sürekli bir şey ile meşgul olun. Bunun için yürüyüş ya da egzersiz yapabilir, kitap okuyabilir ya da yeni bir hobi edinmeyi deneyebilirsiniz.
  • Bar gibi çoğu insanın sigara içtiği mekanlardan uzak durun. Sigara içmeyenler için özel alan ayrılmış olan restoranları tercih edin.

Hamilelikte Nikotin Sakızı ve Bandı

Nikotin sakızları ve bantları kan dolaşımınıza nikotin salınmasını sağlar. Bu nedenle sigara içen ancak bırakmaya çalışanlar tarafından sıkça tercih edilir. Bu tarz ürünler her ne kadar yoksunluk belirtilerini ve sigara içme isteğini azaltsa da hamile olan kadınlar üzerindeki etkileri gözlenlenmiş değildir.

Nikotin sakızları ve bantları, hamileler tarafından ilaç tedavisi görülmediği ve sigara bırakmanın çok zor olduğu durumlarda kullanılabilir. Tabi nikotin içeren ürünlerin sigarayı bırakma üzerinde faydası olsa da hamilelerin kullanılması çok zorunlu olmadığı müddetçe ve doktor kontrolünde olmadıkça tavsiye edilmemektedir.

Sigarayı Bıraktıktan Sonra Görülen Etkiler

Sigarayı bırakmanın etkilerini günler içinde görmeye başlayabilirsiniz. Sigarayı bıraktıktan sonra bebeğinizin kalp atışları normale dönecek ve bebeğinizde solunuma bağlı rahatsızlıkların görülme riski azalacaktır.

Sigarayı bıraktığınızda yoksunluk belirtileri göstermeniz normaldir. Çünkü sigaranın içinde bulunan nikotin bağımlılık yapıcı bir maddedir ve bırakılmaya çalıştığında yoksunluk belirtilerine neden olur. Sigarayı bıraktıktan sonra kendinizi çok aç hissedebilir, sık sık öksürebilir, başınız ağrıyabilir ya bir şeye odaklanmakta zorluklar yaşayabilirsiniz. Ancak bu belirtiler geçicidir. Belirtilerin en güçlü olduğu süreler sigarayı bıraktan yaklaşık ilk 10-14 gün içinde görülür. Yoksunluk berlirtileriyle karşılaştığınızda sakın korkmayın ve kontrolü elinizde bulundurun. Sigarayı bıraktığınızda vücudunuzda göreceğiniz olumlu etkilerini ve bebeğinizin sağlığını düşünün. Yoksunluk evresinden sonra da ara ara sigara içme isteğiniz gelebilir. Ancak bu kısa bir süre için sürecektir. Bu nedenle sigara içmemeye kararlı olun ve bu isteği bastırın.

Hamilelikte Sigara İçmek ve Ani Bebek Ölümü Sendromu

Yapılan çalışmalar, günde sadece bir tane bile sigara içmenin ani bebek ölümü riskini ikiye katladığını ortaya koymuştur. Günde 1-20 adet arası sigara içen kadınlarda ani bebek ölümü sendromu riskinin her sigara başına 0.07 oranında arttığını ortaya koymuştur.

Kısaca ABÖS olarak geçen ani bebek ölümü sendromu, 12 aydan küçük olan bebeklerin genellikle uyku sırasındayken nedensiz olarak ölmelerini ifade etmektedir. Sendromun nedeni belli olmasa da bebeğin beynindeki bazı kusurların nefes alıp verme kontrolü üzerinde etkisi olduğu düşünülüyor.

Araştırmacılar, bebeğin ABÖS yaşama riskini arttıran bazı faktörler olduğunu ortaya koydular. Ayrıca bebeğinizi korumak için almanız gereken bazı önlemler de bılunuyor. Bunlardan en önemli olanı bebeğinizi sırt üstü yatırmak olacaktır.

Ani Bebek Ölümü Sendromunun Nedenleri

Ani bebek ölümü sendromu üzerinde bazı fiziksel ve çevresel faktörler etkili olmaktadır.

Fiziksel nedenler

  • Beyin kusurları: Bazı bebekler, ABÖS’e yatkın olmalarına neden olan bir kusur ile doğarlar. Çopu bebekte beynin nefes alıp vermeyi kontrol eden bölgesi düzgün çalışacak kadar gelişmemiştir.
  • Düşük doğum kilosu: Erken doğum, bebeğin beyninin yeterince gelişmesine engel olmuş olabilir. Bu nedenle nefes alma ve kalp atışı gibi kendiliğinden gerçekleşen süreçlerdeki kontrolünü tam olarak sağlayamayabilir.
  • Solunum yolları enfeksiyonları: ABÖS yaşayan çoğu yeni doğan bebeğin yakın zamanda soğuk algınlığına yakalandığı ve buna bağlı olarak soluk almada sorunlar yaşadığı görülmüştür.

Çevresel faktörler

Bebeğin beşiğindeki nesnelerin ve uyuma pozisyonunun sendrom üzerinde etkisi bulunmaktadır.

  • Yan ya da yüz üstü yatmak: Yan ya da yüz üstü yatırılan bebekler, sırt üstü yatan bebeklere göre solunum yaparken daha çok zorlanmaktalar.
  • Yumuşak zeminde yatmak: Bebek yüz üstü yatırılmışsa ve yattığı yer çok yumuşaksa, yatak bebeğin soluk alma yolarını tıkayabillir.
  • Bebek ile uyumak: Bebek ile ebeveynlerin aynı odada uyuması sendromun görülme riskini azaltsa da ebeveynlerin bebek ile aynı yatağı paylaşması ABÖS görülmesine neden olabilmektedir.
  • Sıcak: Bebeğin uyuduğu ortamın çok sıcak olması ABÖS görülme riskini arttırmaktadır

Risk Faktörleri

Ani bebek ölümü sendromunun her bebekte görülme riski olsa da araştırmacılar bu riski arttıran bazı faktörler olduğunu ortaya koymaktadır.

  • Cinsiyet: Erkek bebekler, ABÖS’ten kaynaklanan ölümleri daha fazla yaşamaktalar.
  • Yaş: Bebekler hayatlarının ilk iki ve dört ay arasındaki süreçte her zamankinden daha hassastırlar.
  • Irk: Nedeni bilinmeyen bazı sebeplerden ötürü beyaz olmayan bebekler ABÖS açısından daha fazla risk altındadır.
  • Aile geçmişi: Kardeşleri ya da kuzenleri ABÖS’ten hayatlarını kaybetmiş olan bebeklerde bu sendromun görülme riski daha fazladır.
  • Pasif içicilik: Pasif içici konumunda olan bebeklerde ABÖS görülme olasılığı daha yüksektir.
  • Erken doğmuş olmak: Erken ve düşük kilo ile doğan bebeklerde ABÖS görülme riski daha yüksektir.

Anneden Kaynaklanan Risk Faktörleri

Hamilelik sırasında annenin davranışları da bebeğin ABÖS geçirme riskini arttırabilmektedir.

  • 20 yaşından küçük olmak
  • Sigara içmek
  • Uyuşturucu ya da alkol kullanmak
  • Doğum öncesi dönemde yetersiz bakım

Ani Bebek Ölümü Sendromunu Önlemek için Yapılabilecekler

Bebeğin ABÖF yaşamasını kesin olarak önlemek için yapılabilecek şeyler olmasa da riski azaltmak için yapılabilecek şeyler bulunmaktadır.

  • Öncelikle bebeğin yüz üstü değil sırt üstü uyumasını sağlamak gerekir. Yan ya da yüz üstü yatırılan bebeklerde ABÖS görülme riski artmaktadır.
  • Bebeğin yatağı sıkı ve ince bir malzemeden seçilmelidir. Yumuşak ve kalın olan yataklar bebeğin nefes almasını engelleyebilir. Ayrıca yatakta bebeğin burnunu ve ağzının tıkanmasına neden olabilecek yastık ve oyuncaklar bulunmamalıdır.
  • Bebeğinizi fazla sıcak tutmaktan kaçının. Uyku kıyafetleri giydirdiğiniz bebeğinizin daha fazla sıcaklamaması için başını örtmemeye dikkat edin.
  • Bebeğinizle aynı odada uyuyun. Ancak bu bebeğinizle aynı yatakta uyumanız anlamına gelmesin. Bebeğiniz beşiğini kendi odanıza aldığınızda bebeğiniz bir sorun yaşarsa bunu görme imkanınız olacaktır. 
  • Bebeğinizi emzirin. Özellikle ilk altı ay anne sütü, ABÖS açısından riski azaltmak için faydalı olacaktır.
  • Bebeğinizin ipsiz bir emzik kullanması uyku zamanı ABÖS yaşama riskini azaltacaktır. Ancak bebeğniz emzik istemiyorsa onu zorlamayın ve uyurken ağzından emziği düşerse tekrar vermeye çalışmayın.
Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar