Hamilelikte Kronik Yorgunluk

Gebelikte IBS
3 Haziran 2019
Hamilelikte Fiziksel Engellilik
3 Haziran 2019

Hamilelikte Kronik Yorgunluk

Hamilelik döneminde değişen hormon salınımından, bebeğin büyümesinden, alınan kilolardan dolayı anne adaylarının kendilerini hamilelik öncesine göre daha yorgun ve halsiz hissetmeleri normaldir. Ancak bu yorgunluklar genellikle dinlenme ile geçmektedir. Oysaki dinlenme ile geçmeyen, uzun süre devam eden yorgunluk, halsizlik durumlarında kronik yorgunluk sendromundan (KYS) bahsetmek mümkündür. Kronik yorgunluk sendromu, dinlenme ile düzelmeyen ve uzun süredir devam eden yorgunluk ile birlikte, hafıza ve konsantrasyon problemleri, miyalji, artralji, baş ağrısı, uyku bozukluğu, tekrarlayan boğaz ağrısı ve hassas lenf nodları gibi bulgulardan birkaçının da bulunması sorunudur. Hamilelik dönemi de çeşitli hormonsal, metabolik ve anatomik değişiklikler paralelinde benzer yakınmaların görülebileceği fizyolojik bir süreç olduğundan kronik yorgunluk sendromunu tetiklemektedir.

Kronik Yorgunluk Sendromu kişiyi halsizleştiren, ciddi ve sistemik bir klinik sorundur. Bu hastalar genellikle hastalığın başlangıcından öncekine kıyasla daha düşük düzeyde aktivite gösterirler ve bazı vakalarda bu sorun yıllarca sürebilir. Sorunun altında yatan sebepler henüz tam olarak bilinememekle birlikte, hamilelikte daha sık görüldüğü bilinmektedir.

Hamilelikte kronik yorgunluk daha sık olur!

Hamilelik sürecinde kadının metabolizmasında ve vücudunda meydana gelen değişiklikler anne karnındaki fetüsün gelişebilmesi için gerekli fizyolojik adaptasyon mekanizmalarıdır. Gebelik boyunca yeni ortaya çıkan veya şiddeti zamanla artan pek çok belirti ve bulgu tamamen fizyolojik olabileceği gibi altta yatan kronik organik bir hastalığın veya psikiyatrik bir sorunun parçası olabilir. Özellikle de sebebi açıklanamayan ve egzersizle ilişki olan veya olmayan yorgunluk, bitkinlik, kas ve eklem ağrıları, hafıza ve konsantrasyon bozuklukları, uyku bozuklukları, baş  ağrısı gibi belirti ve bulgular durumunda anne adayları daha dikkatli değerlendirilmeliler.

Hamilelikte kronik yorgunluk sendromu belirtileri

hamilelikte-sinuzit-1

Kronik yorgunluk sendromu olan anne adaylarında en sık saptanan yakınmalar; vücut sıcaklığında düzensizlik, el ve ayaklarda soğukluk hissi, sıcak veya soğuğa karşı aşırı hassasiyet, sıcak basmaları ve terleme atakları ile belirgin kilo değişikliğidir.  Bu şikayetler genel olarak neredeyse tüm hamilelerde görülmekle birlikte, bunlardan birkaçının birlikte görülmesi kronik yorgunluk sendromu açısından risk olarak değerlendirilip önlemler alınmalıdır.

Kronik yorgunluk sendromu, kişiyi ve özellikle de anne adaylarını fazlasıyla bitkinleştiren ve günlük aktivitelerini ciddi düzeyde kısıtlayan sistemik bir rahatsızlıktır. Hamilelik döneminde anne adayında normalde patolojik olarak değerlendirilen, ancak gebelik durumunda fizyolojik olan pek çok değişiklik meydana gelmektedir. Bunlar da aslında hamileliğin doğal bir sonucudur.

Hamilelikte kronik yorgunluk sendromu tanısı

Hamilelik dönemi veya dışındaki süreçte kronik yorgunluk sendromunun net bir tanı ve tedavi yöntemi henüz yoktur. Bu sendroma ait pek çok sübjektif belirti gebelikte görülen çeşitli yakınmalarla benzerlik gösterebilir ya da bu belirti ve bulgular anne adaylarında değişen oranlarda bulunabilir. Kronik yorgunluk sendromu başka rahatsızlıkların tanılarıyla çok sık karıştırılan, özellikle de hamilelikte tanısı zor konan bir klinik sorundur. Ancak kronik yorgunluk sendromunu tetikleyen stresli olaylar hakkında yapılan çalışmalarda buna neden olan etken olarak gebelik ilk sıralarda gösterilmiştir.

Tüm bunlar ışığında kronik yorgunluk sendromu ve hamilelik arasında pek çok belirti ve bulgunun ortak olması dolayısıyla hamilelik takibi yapan doktorların anne adaylarına ait her yakınmayı dikkatli bir şekilde değerlendirmesi gerekmektedir. Hamilelik sürecinde fizyolojik olarak değerlendirilebilen bazı yakınmalar, aslında gebelik süreci ile tetiklenmiş bazı patolojilere işaret ediyor olabileceği için erken tanı önem taşımaktadır.

Hamilelikte kronik yorgunluk riskini artıran faktörler

stres ve hamilelik

  • İleri yaş hamileliği

Hem hamilelik dönemi hem de bunun dışında kronik yorgunluk sendromu her yaşta ortaya çıkabilen bir sorundur. Ancak genel olarak bakıldığında kronik yorgunluk sendromu yaşayanların en sık olarak 40 – 50 yaş arasında olduğu bilinmektedir. Hamilelikte kronik yorgunluk bakımından da 35 yaş ve üzerindeki anne adaylarının hormonsal dengesizlikler, gebeliğin getirdikleri ile başa çıkmada zorluk, ileri yaş gebeliğinin barındırdığı riskler kronik yorgunluk sendromunu etkilemektedir.

  • Stres

Hamilelikte anne adayının ruhen ve bedenen çok rahat ve konforlu, huzurlu olması çok önemlidir. Gebelik dönemi sorunlarının pek çoğunun anne adayının psikolojik olarak yaşadığı sorunlardan kaynaklandığı da bilinmektedir. Bu bağlamda huzursuz, stresli geçen bir hamilelik döneminde anne adayının kronik yorgunluk sendromuna yakalanma riski çok daha yüksektir.

  • Sorunlu geçen bir hamilelik dönemi

Hamilelik dönemi başlı başına zorluklar barındıran bir süreçtir. Ancak her hamilelikte yaşanan ufak tefek sorunlar anne adayları tarafından tolere edilebilirken, özellikle bebekle ilgili sağlık sorunlarının, risklerin olduğu vakalarda anne adayı çok ciddi problemler yaşayabiliyor. Hem anne adayının hem de bebeğin sağlık durumlarıyla ilgili sorunlar yaşadığı, fiziksel ve ruhsal açıdan sorunlu olan hamileliklerde anne adayının kronik yorgunluk sendromu yaşama riski çok daha yüksektir.

Hamilelikte kronik yorgunluk sendromunun komplikasyonları

  • Depresyona meyilli olma,
  • Kendini ve bebeği önemsememe ya da kendini hiçe sayacak kadar bebeği önemseme,
  • Kimseyle görüşmek istememe, bir çeşit sosyal izolasyon,
  • Alışkın olduğu yaşam tarzında kısıtlamalara gitme,
  • Hiçbir şey yapmak istememe,
  • Hayattan zevk almama,
  • Doğum ve bebek bakımı ile ilgili aşırı kaygılanma

Hamilelikte kronik yorgunluk nasıl geçer?

hamilelikte-vitamin

  • Sağlıklı ve yeterli beslenme

Yetersiz beslenme sadece hamilelik döneminde değil, yaşamın her döneminde kronik yorgunluğa sebep olabilir. Zira yeterli ve dengeli beslenme; insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre kaliteli bir şekilde yaşaması için gerekli olan en temel husustur. Özellikle de hamilelik söz konusu olduğunda beslenme ihtiyaçları çok daha fazla artmakta ve bu ihtiyacın doğru şekilde karşılanması gerekmektedir. Gebelikte gerekli öğelerin herhangi biri alınmadığında veya gereğinden az alındığında vücutta oluşan eksiklikler kronik yorgunluk sendromuna sebep olabiliyor.

  • Yeterince dinlenme

Her ne kadar kronik yorgunluk dinlenerek geçmiyor olsa da, anne adaylarının aşırı yoğun, yorucu geçen hamilelik dönemlerinin kronik yorgunluğa yol açabildiği de bilinmektedir. Bu bakımdan hamilelik döneminde artan dinlenme ihtiyacı göz önünde bulundurulmalı ve bu ihtiyacı karşılayacak bir dinlenme rutini oluşturulmalıdır.

  • Vitamin, mineral desteği alma

Hamilelikte vücudun ihtiyaçları kesinlikle her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple de artan ihtiyacı sadece beslenme yoluyla karşılayabilmek her zaman mümkün olamaz. Gebeliği takip eden doktorlar, bu süreçte hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı için gerekli olan takviyeleri reçete edecektir. Bunların kesinlikle gebelik boyunca kullanılması kronik yorgunluk sendromunu önleyici rol oynamaktadır.

  • Stresten uzak durma

Nasıl ki, stres kronik yorgunluk sendromunu tetikliyorsa, stresten uzak durarak da kronik yorgunluk sendromunu önleyebilmek mümkün olabilmektedir. Çok stresli iş ve sosyal yaşamı olan anne adaylarının kronik yorgunluk sendromuna yakalanma riski yüksek olduğundan, hamile kadınların stresten uzak durması en doğru yaklaşım olacaktır.

  • Yaşam tarzında değişiklikler yapma

Kronik yorgunluk sendromuna yakalanan kişilerin bundan kurtulmak için mutlaka var olan yaşam rutinlerinde değişiklik yapmaları gerekiyor. Yukarıda anlatıldığı gibi stresten uzak durmak, sağlıklı beslenmek, dinlenmek bu bakımdan faydalı olabilecek hususlardır. Bunların yanında hamilelikte zaten çok tavsiye edilmeyen; kafein alımını sınırlandırmak veya tamamen bırakmak, nikotin ve alkolden uzak durmak gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek çok önemlidir. Zira vücut fiziksel olarak sağlığına kavuştukça, psikolojik sağlık da iyileşecektir ve kronik yorgunluk sendromu belirtileri de yavaş yavaş ortadan kalkacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.