dogum-kontrol-hapi-2

Doğum Kontrol Hapı Nasıl Kullanılır?

İstenmeyen gebelikleri önlemenin pek çok yolu var ve bunlardan birisi de doğum kontrol hapı kullanımıdır. Doğum kontrol hapları, adından da anlaşılabileceği üzere gebelik oluşumunu önlemeye yöneliktir. % 100 olmasa da en iyisinin yaklaşık % 90 oranında gebelikten koruduğu düşünüldüğünde çok etkili bir doğum kontrol yöntemi olduğunu söylemek mümkün. Kullanımının pratik olması, her zaman çantada, cepte taşınabiliyor olması da doğum kontrolünde bu yöntemin tercih edilmesi için önemli avantajlardır. Ancak bu hapların doktor önerisi ve kontrolü dışında kullanılması, isteyen herkesin eczaneden belli bir ücret karşılığında bu hapları edinebiliyor olması ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilecek bir durumdur.

Doğum kontrol haplarının kullanımı

dogum-kontrol-hapi-2

Doktor kontrolü sonucunda doğum kontrol haplarıyla korunmaya karar veren kadın, adetin ilk günü bir kutu hapa başlar. Her gün yaklaşık olarak aynı saatlerde alınması gereken bu hapı, sabah erkenden ya da akşam saatlerinde almanın hiçbir önemi yoktur. Ancak iki hap arasında ortalama olarak 24 saat geçmesi önerilir. Doğum kontrol hapını bir gün sabah, öbür gün öğle ya da akşam almak hapın etkisinin azalmasına sebep olabilir.

Doğum kontrol hapı çeşitleri

  • 21 tabletli haplar

Doğum kontrol haplarının piyasada birkaç çeşidi bulunmaktadır. Bunlardan ülkemizde en yaygın olarak bulunanı 21 tabletli doğum kontrol haplarıdır. 21 tabletli hapın ilk kutusuna adetin ilk günü başlanır. İşte bu hapları ilk olarak kullanmaya başladığımız zaman adetin başladığı gün olmazsa o ilk ay içinde hap, gebelikten korumayabilir. Bu bakımdan adetin ilk günü hap kullanmaya, ilk kutuya başlamak önemlidir. Bununla birlikte her gün yaklaşık olarak aynı saatlerde hap içilerek 3 hafta, yani 21 gün tamamlanır. İşte bundan sonra 7 günlük, yani bir haftalık ara vermek gerekiyor. İşte bu 7 gün içinde de zaten sonraki adet kanaması başlamış olur. Doğum kontrol hapına başlarken adetin ilk günü önemliydi, ancak ikinci kutuya geçildiğinde adetin hangi gün başlayacağı değil, son biten kutunun üzerinden 7 gün geçmesi önemlidir.

Yani ilk kutuyu 21 günde bitirdiniz, tam 7 gün ara verdiniz, bu 7 günün ardından tarih ya da adet kanamasının başlaması gibi koşullar beklenmeden 2. kutuya başlanır. Yine 21 gün boyunca her gün ve yaklaşık aynı saatlerde doğum kontrol hapı kullanılır, paket bittiğinde yine 7 gün ara verilir, 8. gün üçüncü kutuya başlanır.

Burada en önemli hususlar;

dogum-kontrol-hapi-1

  • Doğum kontrol hapı kullanımına ilk kullanımda, ilk kutuda adetin başladığı gün başlanması,
  • Kutudaki 21 hap bittiğinde kesinlikle 7 gün ara verilmeli,
  • 7 günlük ara bittikten sonra bir sonraki adet başlasa da, başlamasa da ikinci kutuya başlanmalı,
  • Haplar mutlaka her gün düzenli olarak alınmalı,
  • İki hap arasında ortalama 24 saat geçmelidir.
  • 28 tabletli haplar

Ülkemizde en yaygın olarak kullanılan doğum kontrol haplarının ilki 21 tabletli, diğeri ise 28 tabletlidir. Bu iki doğum kontrol hapının olumlu, olumsuz etkileri, gebelikten koruyabilme güçleri arasında hiçbir fark yoktur. Ancak çok ilginçtir ki; 28 tabletli doğum kontrol haplarının ilk 21 tanesinin içinde gebeliği engelleyici hormon varken, en son 7 tanesinin içi boştur, kapsülün içinde hiçbir şey yoktur. Çok ilginç olduğu bir gerçek! Ancak vücudumuzda gerçekleşen pek çok durumun psikolojik durumlardan kaynaklı olduğu, aslında inanmazsak ve istemezsek pek çok rahatsızlığı ya da sorunu önleyebileceğimizi biliyoruz. İşte bu 28 tabletli doğum kontrol hapının son 7 tableti ile de aslında kadın kendisini kandırıyor, içinde gebeliği engelleyici hormon olduğuna inandığı için gebe kalmıyor. Bu durumda aslında tıpkı 21 tabletli doğum kontrol haplarındaki durum gerçekleşiyor. 21 tane hap kullanıp 7 gün de içinde hiç bir şey olmayan kapsül yutuyor, aslında yine 7 günlük ara verilmiş oluyor. Buna psikolojide, tıp dilinde de plasebo etkisi deniyor, bir şeyin öyle olmasını istiyor, buna inanıyor ve gerçek oluyor.

Doğum kontrol haplarının sırası önemli mi?

1 kutu 21 tabletli doğum kontrol hapının içindeki tabletlerin her birinin içeriği birbirinin aynısıdır. Yani bir hapta daha az ya da diğerinde daha fazla hormon olması gibi bir durum söz konusu değildir. Bundan dolayı da hapların sırası, bir baştan, bir ortadan hap alıp içmenin bir önemi yoktur. Ancak 28 tabletli doğum kontrol haplarında son 7 tane hapın içinin boş ya da sadece demirle dolu olduğunu bildiğimiz için 28 tabletli haplardan kullanıyorsak sıraya dikkat edelim. Aksi halde ilk 21 gün içinde boş haplardan birini içmek gebelik gibi bir risk doğurabilir.

Doğum kontrol hapını içmeyi unutursak ne olur?

dogum-kontrol-hapi

Doğum kontrol haplarının her gün düzenli olarak yaklaşık aynı saatlerde alınması, iki hap arasında ortalama 24 saat olması çok önemlidir. Ancak çok nadiren de olsa bazı sorunlar ortaya çıkabiliyor ve bir günlük unutma, gözden kaçırma yaşanabiliyor. Böyle bir durumda eğer hapı almanız gereken saatin üzerinden 24 saat geçmediyse şanslısınız ve hatırladığınız anda hapı içebilirsiniz. Ertesi gün de yine eski düzende, öncende aldığınız saatlerde hapı almaya devam edebilirsiniz. Eğer sadece bir hap unuttunuz ve aradan 24 saatten daha kısa bir süre geçtiyse, aklınıza gelir gelmez hapı alırsınız ve eski düzene devam edersiniz.

Fakat 2 ya da daha fazla gün doğum kontrol hapı almayı unutursanız, daha önce aldığınız hapların koruyucu etkisi bitmiş olabilir. İşte bunun için hap almayı hatırladığınız andan itibaren yine her gün aynı saatlerde hap almaya devam etmeli ve yaklaşık 1 hafta boyunca da cinsel ilişki esnasında prezervatifle korunmalısınız.

Plasebo etkisi nedir, nasıl olur?

28 tabletli doğum kontrol haplarının çoğunluğunda son 7 hapın içi boşken bazılarında ise demir takviyesi vardır ki; demir de sadece bünyeyi güçlendirir, gebelikle alakası yoktur. Son 7 hapın boş olması ve buna rağmen gebelikten koruması, plasebo etkisidir. Plasebo etkisi psikolojide, tıpta sıklıkla kullanılan bir metottur. Pek çok ağrı, acı aslında psikolojiktir ve yine psikolojik olarak olumlu etki eden bazı küçük kandırmacalar ile bu sorunlar hafifletilebilir, hatta tamamen ortadan kaldırılabilir. Şöyle ki; şiddetli baş ağrısı yaşadığını söyleyen pek çok kişiye, baş ağrısını en hızlı dindiren ilaç olduğunu iddia ettiğimiz bir şeker versek bu kişilerin neredeyse tamamı bize inanır ve baş ağrıları da sahiden geçer. Başka bir ifadeyle; herkes kışın bol bol portakal, mandalina yersek, C vitamini alırsak mevsimsel hastalıklara yakalanmayacağımıza inanır. Hatta var olan nezle, grip, soğuk algınlığı gibi bağışıklık sistemi hastalıklarına yakalanan pek çok kişi hemen kilo kilo portakal alır ve akşama kadar 4-5 tane portakal yer, 1-2 gün içinde de iyileşir. Aslında bu portakalın değil, iyileşmeye olan inancın, C vitamininin iyileştirici gücüne olan inanışın bir sonucudur. Aslına bakarsak yenmek isteyip de yenemeyeceğimiz bir hastalık henüz yok, yeter ki biz bundan kurtulacağımıza inanalım ve kendimize bir kurtarıcı bulalım. İster bir elma, isterse bir renkli şeker ya da şifalı bir ot olsun!

Yorum Yok

Give a Reply