bebek (1)

Çocuk Sahibi Olanlarda Kısırlık Yaşayabilir Mi?

bebek (1)

Eski dönemlerde kısırlık, nadir görülen bir sorunken, günümüzde bebek sahibi olmak isteyenlerin % 15’lik bir kısmı üremeye yardımcı tedavilere ihtiyaç duymakta. Eğer bir kadın ya da erkeğin üremeye engel bir sorunu varsa genellikle korumasız cinsel ilişkinin yaşandığı ilk bir yıl içinde doktora başvurunca bu sorun tespit ediliyor. Ardından soruna yönelik bir tedavi yöntemi uygulanıyor. Günümüzde kısırlıktan muzdarip olanların bebek sahibi olabilmeleri için başta tüp bebek tedavisi olmak üzere pek çok yöntem uygulanmakta ve gebelik elde edilebilmektedir.

Fakat bazı çiftler doğal yollarla ilk çocuklarına sahip olabilmelerine rağmen, aradan zaman geçip ikinci bebeği istedikleri zaman bazı sorunlarla karşılaşıp bebek sahibi olamayabiliyorlar. Tıp dilinde bu sorun, sekonder (ikincil) kısırlık olarak tanımlanmaktadır. Aslında sekonder kısırlık da son dönemlerde sıkça rastlanan sorunlardan birisi haline gelmiştir. Bu bağlamda bir ya da birkaç çocuğu olanlar da ilerleyen dönemlerde kısırlık yaşayabilmekteler.

Sonradan kısırlık neden olur?

kadin-kisirligi

Bir gebeliğin gerçekleşebilmesi için anne adayının yumurtası ve baba adayının sperminin sorunsuz bir şekilde birleşip döllenmeyi gerçekleştirebilmesi gerekmektedir. Bu döllenmenin sonucunda oluşan embriyo, çiftin üreme hücrelerindeki genetik özelliklerle oluşmakta, bu özellikleri taşımaktadır. Bundan hareketle bir gebelik elde edebilmek için hem anne hem de baba adayının tamamen sağlıklı bir üreme sistemine sahip olması gerekiyor. Ancak kimi zaman ilk gebeliğin oluştuğu dönemde gayet sağlıklı olan üreme fonksiyonları, sonradan gelişen komplikasyonlar nedeniyle hasar görebilmekte, işlevler kısıtlanabilmektedir. Özellikle sağlıksız yaşam koşulları ve ilerleyen yaş böyle bir duruma, ikinci ve sonraki gebeliklerin ortaya çıkmasına engel olabiliyor.

Bu bağlamda ne kadınlar ne de erkekler, kısırlığa karşı dokunulmaz değiller ve yaşam koşullarında meydana gelen pek çok sağlıksız değişiklik, sonradan kısır olmalarına sebep olabilir. Kadın ve erkeğin üreme sistemine dair hastalıklar, hormonsal rahatsızlıklar, kazalar, ameliyatlar gibi diğer dış etkenler, üreme sağlığını bozabiliyor. Böyle bir durumda da sekonder kısırlık mümkün hale geliyor.

Sekonder kısırlıkta ne yapılmalı?

kadinlarda-kisirlik-nedenleri

İlk bebeklerine sorunsuz bir şekilde sahip olabilen, ancak sonraki denemelerinde doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftlerin yapmaları gereken ilk şey, bir sağlık kurumuna başvurup tedaviye başlamaktır. Sekonder kısırlık durumunda doktorların uygulayacağı tetkikler, muayeneler hem kısırlığa sebep olan etkeni bulmaya hem de en uygun tedavi yönteminin seçilmesine imkan verecektir. Sekonder kısırlık vakalarında genellikle tek değil, birkaç farklı branştan doktorun ortak çalışmaları gereken sorunlar tespit ediliyor. Doktorların önerileri doğrultusunda hareket eden çiftler genellikle yeniden bebek sahibi olabiliyorlar.

Durumu kabul edebilmek tedaviyi kolaylaştırıyor!

kisirlik-cesitleri

İlk bebeklerine sorunsuz bir şekilde sahip olan çiftler, genellikle sonradan üreme ile ilgili bir sorun yaşadıklarını kabul etmekte zorlanıyorlar. Hatta bazı çiftler bu sorunu kendilerine yakıştıramıyor, gizlemek isteyebiliyor, tedaviden kaçınabiliyor. Fakat öncelikle kabul etmekte fayda var ki, kısırlık da pek çok diğer rahatsızlık gibi genellikle kişinin kendi elinde olan bir sorun değil. Bu rahatsızlık kişiden kaynaklanan ya da kaynaklanamayan pek çok nedene bağlı olarak gelişmiş olabilir. Bu bağlamda çiftler kendi kontrolünde olmayan bir durum nedeniyle kendini kötü hissetmemeli ve suçlamamalıdır. Bunun yerine vakit kaybetmeden doktora başvurup tedaviye başlamak en doğrusu olacaktır.

Erkeklerde sekonder kısırlık sebepleri

varikosel nedir

  • Testis tümörleri

Vücudumuzdaki pek çok organ gibi testisler de kansere yakalanabilmektedir. Böyle bir durum da erkeğin sperm üretimini direkt olarak olumsuz etkileyebiliyor. Bununla birlikte testis tümörü tedavisinde kullanılan ilaçlar da erkeğin sperm üretimi üzerinde olumsuz bir etki yaratabiliyor. İşte bu sebeple testis tümörü tedavi edilirken erkeğin spermleri ileride kullanılmak üzere alınır ve dondurarak saklanır.

  • Kazalar, darbeler

Erkeğin, testislerine gelebilecek fiziksel bir zarar, genellikle spermleri üreten hücrelerin testislerden dışarı salınmasına sebep oluyor. Bu durumda da baba adayında yeterli sperm olmaması hamileliği imkansız hale getirebiliyor. Ancak doğru tedavi yöntemleri sayesinde kişi yeniden sağlıklı bir üreme sistemine sahip olabilmekte.

Testislerde çok sayıda damar bulunmaktadır. Bu damarların varisli bir yapıya sahip olmaları, testislerdeki ısıyı artırır ve kan akışını bozar. Böyle bir durumda ise sperm üretimi azalır ve kısırlık meydana gelir. Fakat varikosel günümüzde kolay bir ameliyat ile tedavi edilebilmekte ve hastalar yeniden çocuk sahibi olabilmekteler.

  • Enfeksiyonlar, hastalıklar

Kadın ya da erkeğin üreme organlarında meydana gelen tüm enfeksiyon ve hastalıklar, direkt olarak üreme sağlığını olumsuz etkiler. Bu bağlamda en çok da cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar, direkt olarak üreme organlarını etkilerler ve kısırlığa sebep olur.

  • Ateşli hastalıklar

Hemen herkesin karşılaşabildiği ateşli hastalıklar, çoğunlukla zannedildiğinden daha ciddi sorunlara yol açabilir. Bu hastalıkların erkeklerde özellikle spermleri öldürür ve ısıya dayanıksız bu hücreler uzun zaman normal düzeylerine gelemezler.

  • Omurilik rahatsızlıkları

Kişinin; kazalar, yanlış oturma ve yanlış hareket etmesi gibi sorunlardan kaynaklanan omurilik problemleri, sertleşme sorunlarına sebep olur. Bu bağlamda omurilik üzerindeki sinirler hem sperm üretimi hem de ereksiyonda etkili olduklarından kısırlık sebebi de olabilir.

Kadınlarda sekonder kısırlık sebepleri

yumuryalık-kisti

  • Yumurtlama düzenindeki sorunlar

Kadınlarda zaman zaman ve özellikle de yaş ilerledikçe östrojen düzeyi dengesizleşir, adet düzeni bozulur ve dolayısıyla yumurtlama düzeninde de sorunlar yaşanır. Bu durumda sağlıklı yumurtlama olmadığı için gebe kalmak da zorlaşır.

  • İlerleyen yaş

Kadının yaşı ilerledikçe yumurtlama düzeni bozulur, yumurtaların da kalitesi düşer. Bu durum da yumurtanın spermle birleşip sağlıklı bir embriyo oluşturmasını engelleyebilir.

  • Tüplerde hasar ve tıkanma olması

Doğal yolla gebelik elde edilebilmesi için kadının tüplerinin hasarsız ve açık olması gerekir. Yumurtanın üretildiği bu tüplerde zaman içinde hasar görmesi, tüp yollarının tıkanması, yumurtanın rahme ulaşmasına engel olacağı için döllenme ve gebelik de oluşmaz.

  • Alerjiler

Bazı alerjiler kadının ve erkeğin üreme fonksiyonlarına zarar verebilmektedir. Bunun için alerjinin tespit edilmesi, uygun tedavinin gerçekleştirilmesi durumunda kişinin yeniden bebek sahibi olabilmesi mümkün olur. Ancak alerjiler kesinlikle hafife alınmamalıdır. Zira alerjiler herkeste farklı etkiler yaratabiliyor, bazen vücut fonksiyonlarına zarar verirken, kimi zaman ölümlere yol açabiliyor.

  • Rahim yapısının bozulması

Kadının geçirdiği enfeksiyonlar, hastalıklar, kistler, bakteriler ve cinsel hastalıklarla geçen virüsler rahmin normal işleyişini ve yapısını bozabiliyor. Bu tür durumlarda kadının doğal yolla hamile kalması zor olduğu gibi, hamile kalabilse bile bu gebelikler düşükle sonuçlanabiliyor. Bu sebeple rahim yapısında bir bozulma meydan geldiğinde önce tedavi edilip ardından gebelik denemek daha doğru olacaktır.

  • Rahim ve rahim ağzı kanseri

Gebelik oluşması için yumurta ve spermin birleşmesi, bunun içinde de üreme yollarının, organlarının sağlıklı olması gerekiyor. Bu bağlamda yumurta ile spermin birleşememesinin sebeplerinden birisi de bu rahim ve çevresinde kanser oluşmasıdır. Rahim ve rahim ağzı kanserleri çok ciddi bir hayati tehlikeye sahip olmasının yanında gebeliğe de engel olmaktadırlar. Bu sebeple düzenli olarak kontrole gidilmeli, muayene olunmalıdır. Aksi halde hem çocuk sahibi olmak imkansız hale gelir hem de ölümcül bir rahatsızlık söz konusu olur.

Yorum Yok

Give a Reply