© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Azalmış Yumurta Rezervinde PRP’nin Yeri Var Mıdır?

Günümüzde pek çok kadın çocuk sahibi olmayı ileri yaşlara erteliyor. Ancak yaş ile birlikte embriyoların kalitesinde de değişimler yaşanıyor. Yani ilerleyen yaş ile birlikte yumurtaların kalitesi düşüp hamile kalma şansı azalabiliyor. Ancak tıp dünyasındaki son gelişmeler sayesinde yumurtalık dokusu yenilenebiliyor ve hamile kalma şansı artabiliyor.

Hamile kalmayı zorlaştıran durumlardan biri azalmış yumurta rezervidir. Azalmış yumurta rezervine sahipseniz yumurtalarınız kalite ve miktar olarak yaşınıza göre daha düşük seviyelerde yer almaktadır.

Yumurtalık rezervi, kadının yumurtalıklarında kalan yumurta foliküllerinin sayısını belirtir. Yumurta rezervinin kadının doğurganlığı üzerinde etkileri olduğu düşünülüyor. Ancak düşük yumurtalık rezervine sahip olan kadınların hamile kalma şansı olabildiği gibi yüksek yumurta rezervine sahip olan kadınların hamile kalmakta zorlanması gibi durumlar ortaya çıkabiliyor. Kadının yumurtalık rezervinin tespit edilmesi, kısırlıkla ilgili sorunlara nasıl çözüm bulunabileceği konusunda yardımcı olacaktır. Ayrıca bu bilgi sayesinde kadının şu an ya da gelecekte alacağı hamilelik kararı hakkında esnek davranma şansı olacaktır.

Yumurtalık rezervi nasıl anlaşılır?

Genel anlamda kadınlar ortalama olarak bir milyon ooist ile doğarlar. Oosit, büyüme evresini tamamlamış ancak döllenecek duruma ulaşmamış yumurta hücresi anlamına gelmektedir. Ancak ergenliğe girilmesi ve mensturasyonun başlaması ile birlikte yumurtalıklarda dört yüz bin folikül kalmış olur. Her adet döngüsünde ise kalan foliküllerin yaklaşık bin tanesi kaybedilir. Yaş ilerledikçe de oosit sayısı azalmaya devam eder. Bulunduğunuz yaşta sahip olmanız gereken yumurtalık rezervini ölçmek için birtakım testler uygulanabilir.

Yumurtalık rezervini belirlemeye yönelik yapılan testlerin başında AMH seviyesini ölçmek geliyor. Anti – Müllerian Hormon testi ile yumurtalık rezervi belirlenebilir. Yumurtalıklarınızda ne kadar çok yumurta kaldıysa kan dolaşımınızda da AMH seviyesi o kadar yüksek çıkacaktır. AMH seviyesinin düşük olması ise düşük yumurtalık rezervine işaret eder. 

AMH testinin yanında yumrutalık rezervini belirlemek için FSH testi de uygulanabilir. Folikül uyarıcı hormonu, adet döngüsünü ve yumurta üretimini kontrol eder. Genelde adetin ikinci ya da üçüncü gününde FSH seviyesi yüksek olan kadınların canlı doğum şansı daha düşük olmaktadır. FSH seviyesinin belirlenmesi için bu hormonun kandaki seviyesi ölçülmektedir.

Yumurtalık rezervi genelde genç kadınlarda en yüksek seviyelerdedir. Ancak bu durum ileri yaşlarda bebek sahibi olmak isteyen kişilerin gözünü korkutmamalıdır. Günümüzde doğurganlığı koruyarak sonraki yıllarda çocuk sahibi olmak kadınlar tarafından tercih edilir hale geldi. Bunun için tercih edilen yöntemlerden bir tanesi oositlerin camlaştırılmasıdır. Bu yöntem ile kadının kendini hazır hissettiği zaman hamile kalması sağlanır. Camlaştırma yönteminde annenin yumurtaları ilerde kullanılmak üzere saklanmış olur. Bu yöntem yumurda dondurmaya göre daha farklıdır. Camlaştırma yani vitrifikasyon yönteminde oositler donmadığı için oositlerin hayatta kalma oranları daha yüksek olmaktadır.

Oositlerin camlaştırılması için ideal olan dönem kadında yumurtalık rezervinin en yüksek seviyelerde olduğu dönemdir. Bunun için de 25-35 yaşları arası tercih edilebilir. Ancak camlaştırma işlemi ile oositlerin hayatta kalma olasılığı daha yüksek olsa da ilerleyen yaşlarda oositler saklanırsa hamile kalma şansı azalmaktadır. Ancak bu durum taze oositler kullanılsa da geçerli olmaktadır. Bu nedenle ilerde hamile kalmayı düşünen bir kadın oosit camlaştırma işlemini bir an önce gerçekleştirmelidir. Bu yöntem ayrıca kanser tedavisi görecek olan ancak ilerde hamile kalma düşünceleri olan kadınlar için de kullanılan bir yöntemdir.

Azalmış yumurta rezervi, her yaştan kadını etkileyebilmektedir. Ancak bu rahatsızlığa karşı geliştirilmiş olan tedavi yöntemleri de bulunmaktadır. Ancak buna rağmen azalmış yumurta rezervine sahip olup da hamile kalabilmek de mümkündür.

Yaşa Göre Ortalama Yumurta Sayıları

Yumurtalıklarınızda yer alan rezervlerin olması gerektiği sayı yaşınıza bağlı olarak değişebilmektedir. Hayatınız boyunca sahip olduğunuz yumurtalar aslında doğduğunuzdan beri aynıdır. Bu nedenle yaş ilerledikçe sahip olunan yumurtaların sayısı azalır.

Yaşa göre sahip olmanız gereken yumurta sayısı şu şekildedir:

  • Gebeliğin ilk 20 haftası: 6-7 milyon oosit
  • Doğum: 1-2 milyon oosit
  • Ergenlik: 300.000-500.000 oosit
  • 37 yaş: 25.000 oosit
  • 51 yaş: Ortalama menopoza girme yaşıdır ve oosit sayısı yaklaşık 1.000 civardındadır.

Yukarda yer alan yumurta sayıları, azalmış yumurtalık rezervine sahip olan kadınlarda çok daha düşük miktarlardadır. Ancak bu durumu yaşayan bir kadındaki ortalama yumurta sayısı bilinmemektedir.

Azalmış yumurta rezervi genelde hormon seviyeleriyle ölçülür ve yumurtalıklardaki yumurta rezervleriyle alakası yoktur. Kan testi ile tanı koyulan rahatsızlıkta yumurta sayısına değil, hormon seviyesine bakılır. Bu nedenle azalmış yumurta rezervine sahip olan kadınlarda ortalama yumurta sayısı bilinmemektedir.

Azalmış Yumurtalık Rezervinin Nedenleri

Yaşlanmayla birlikte doğal olarak yumurtalık rezervi azalır. Ancak aşağıdaki faktörler de neden olabilmektedir:

  • Fallop tüpleri ile ilgili sorunlar
  • Endometriozis
  • Yumurtalık ameliyatı
  • Kemoterapi
  • Radyoterapi
  • Sigara içmek
  • Pelvik enfeksiyonları
  • Otoimmün rahatsızlıklar
  • Kabakulak
  • Frajil X gibi genetik anomaliler

Azalmış Yumurtalık Rezervinin Belirtileri

Azalmış yumurta rezervine bağlı olarak pek çok belirti ortaya çıkabilmektedir. Bunlar:

  • Hamile kalmada zorluk
  • Geç adet olmak ya da hiç adet olmamak
  • Normalden daha kısa adet döngülerine sahip olmak
  • Ağır adet kanamaları
  • Düşük

Ancak yukarda yer alan belirtiler her zaman kişide yer almayabilir. Bu nedenle hamile kalmakta sorun yaşıyor ancak diğer belirtilerle karşılaşmıyorsanız yıne de doktorunuzla konuşmanız gerekmektedir.

Azalmış yumurtalık rezervi tanısı nasıl koyulur?

Bir süredir hamile kalmaya çalışıyor ancak başarılı sonuç elde edemiyorsanız, geçmişte düzensiz ve ağrılı adetleriniz olduysa, tekrarlayan düşükler yaşıyorsanız, daha önce kanser tedavisi gördüyseniz ya da endometriozis sorununuz varsa doğurganlığınızla ilgili testleri bir an önce yaptırmanız gerekmektedir. Ne kadar erken tanı alırsanız başarılı bir tedavi sürecinden geçme ihtimaliniz de o kadar yüksektir.

35 yaşın altındaysanız ve bir yıldır denemenize rağmen hamile kalamadıysanız doktorunuzu görmeniz gerekmektedir. Ancak 35 yaşın üstündeyseniz altı ay boyunca deneyip hamile kalamadıysanız doktora gitmeniz gerekiyor. 40 yaşın üzerindeyseniz ve hamile kalmaya çalışıyorsanız da hiç beklemeden doktorunuzla görüşmeniz gerekmektedir.

Azalmış yumurta rezervi, FSH’yi ve AMH seviyelerini ölçen bir kan testi ile tespit edilebilir. Bu iki hormon da regl ve üreme üzerinde önemli etkileri vardır.

Yaşlandıkça FSH seviyesinin artması AMH seviyesinin de azalması normaldir. Burada önemli olan yaşınıza bağlı olarak bu hormonların seviyesinin ne olduğudur. Azalmış yumurta rezervine sahip olan kişilerde aynı yaştaki diğer kişilere kıyasla FSH seviyesi daha yüksekken AMH seviyesi daha düşük olacaktır.

Tedavi

Azalmış yumurta rezerviniz olsa da hamile kalmanız mümkündür. Gerekli tedaviyi gördükten sonra kendi yumurtanızla hamile kalma şansınıza sahipsiniz. Ancak erken tanının önemli olduğunu ve bu durumda tedavinin daha kolay olduğunu anlamanız gerekiyor.

Azalmış yumurta rezervine yönelik en önemli takviye DHEA olmaktadır. DHEA vücutta doğal olarak üretilir ancak yaş ile birlikte DHEA seviyelerinde azalma görülür. Bu nedenle DHEA takviyeleri doğurganlığın artmasında yardımcı olabilir.

DHEA takviyelerinin dışında azalmış yumurta rezervine sahipseniz başka tedavi yöntemleri de bulunuyor. Eğer yeni tanı aldıysanız gelecekte kullanmak için yumurtalarınızın dondurulmasını tercih edebilirsiniz. Bunun yanında doktorunuz tüp bebek yoluyla bebek sahibi olmanızı da önerebilir.

Azalmış yumurta rezervine sahip kadınlarda bir diğer seçenek ise yumurta donörü kullanarak hamile kalmaktır. Bunda bir donörden alınan yumurtalar döllendikten sonra rahminize yerleştirilir.

Tedavi seçenekleri durumunuza bağlı olarak değişecektir. Bu nedenle doktorunuzla hangi tedavi yönteminin sizin için uygun olacağına dair konuşmanız yararlı olacaktır.

Azalmış Yumurtalık Rezervinde PRP’nin Rolü

PRP yani trombosit bakımından zengin olan kanda platelet seviyesi yüksek ve yoğun bir halde bulunuyor. Plateletler normalde kanın pıhtılaşmasına ardımcı olur. Ancak büyüme faktörleri bakımından da zengindir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                              Ayrıca PRP içinde büyüme faktörleri de normal plazmada olduğundan 3 ila 5 kat arasında daha fazla bulunuyor. Bu nedenle de yumurtalık gençleştirmede de kullanılabiliyor. 

PRP’nin yumurtalık gençleştirmede kullanılabilmesi için öncelikle iki aşamalı bir süreç gerekiyor. İlk olarak PRP’nin hazırlanması gerekiyor. Bunun için kadından kan alınması ve özel tekniklerle bu kanın ayrıştırılması yapılıyor. Ardından PRP enjeksiyonu laparoskopi ile yumurtalıklara enjekte ediliyor. Enjeksiyondan sonra ise AMH, FSH, LH ve estradiol seviyeleri kadının adet görmediği ve adet gördüğü zamanlarda altı ay boyunca her ay ölçülüyor. AMH seviyeleri yükseklirse FSH, LH ve estradiol düşerse aynı zamanda bu yumurtalık gençleştirmenin başarılı olduğu anlamına geliyor.

Henüz PRP ile yapılan araştırmalar yeni olsa da yapılan bazı araştırmalarda yumurtalıklarda yer alan kök hücrelerin, yumurtalıklara enjekte edilen beyaz kan hücreleri ve plateletlerdeki büyüme faktörü ile yumurtaya dönüşebildikleri gözlemlendi. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir