akraba-evliligi-2

Akraba Evliliği ve Doğacak Bebeğe Etkileri

akraba-evliligi-2

Ülkemizin belki geleneksel ve aslında dışa, yabancıya kapalı yapısından belki de cehaletin yeterince yok edilememesinden kaynaklı sorunlarından birisi kesinlikle akraba evlilikleridir. Özellikle de aynı mahallede, aynı yörede büyüyüp de çocukluğundan beri birlikte vakit geçiren kuzenlerin evlenmesi aklın mantığın kabul edebileceği bir durum değil. Sosyal, toplumsal açıdan baktığımızda teyzesinin, dayısının, amcasının gelini olan küçücük kızlar ve evlilikte sorun yaşayınca tüm sülalenin karıştığı kaotik durumlar genelde akraba evliliklerinin hüküm sürdüğü yörelerin sorunu haline gelmiş. Kimin, kimle nasıl ve hangi taraftan kan bağının olduğu, çocukların kime hala, dayı, amca diyeceğini bilemediği bu tür aile yapıları kesinlikle modern dünyada, gelişmiş toplumlarda görülebilir türden değil. Özellikle de bu akraba evliliklerinin tıbbi, sağlıksal açıdan değerlendirilişi var ya, işte o zaman sonuçlarını, olumsuz etkilerini çok kısa süre içinde görmek mümkün. Zira akraba evliliklerinden doğan çocukların sahip olduğu rahatsızlıklar, aslında uzun vadede tüm sülalenin, belki de tüm toplumun genel sağlık durumunu olumsuz etkiliyor.

Akraba evliliği nedir?

Tıptaki adı endogami evliliği olan akraba evliliği, en genel tanımı ile aynı kandan olan iki kişinin evlenmesi durumudur. Burada 3., 4. kuşak akraba çocuklarının evlenmesi de akraba evliliği şeklinde adlandırılsa da, asıl sorun özellikle kardeş çocuklarının, yani 1. kuşak bireylerin evlenmesi durumu ciddi problemler doğurmaktadır. Amca, teyze oğlu, dayı, hala kızı ile evlenmek hem sosyal hem de tıbbi açıdan sakıncalı durumlar yaratabilmektedir.  Ancak 2. Kuşak olan torunlar arası evlilik de genetik hastalık riskinin devamı açısından sakıncalıdır.

Akraba evliliğinin sağlık boyutu, hastalık riski

Aynı atadan gelen ve özellikle de kardeş çocukları olanların evlenmesi çok yüksek oranda genetik hastalık riski taşımaktadır. Pek çok hastalığın nesilden, nesle aktarılması, hastalık zincirlerinin oluşması durumu da aslında akraba evliliklerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

Tüm dünyada % 20-25 oranında akraba evliliği görülmekte ve bu oran bizim ülkemiz, Orta doğu ülkelerinde, az gelişmiş, dışa kapalı toplumlarda yaklaşık % 40’lara bile ulaşabilmektedir. Tüm bu akraba evlilikleri düşünüldüğünde dünya üzerinde doğan çocukların % 8’inin akraba evliliği ürünü olduğu biliniyor.

Akraba evliliklerinde doğacak bebeğin hastalıklı olma riskinin normal evliliklerden daha yüksek olmasının sebebi, ortak genlerin daha fazla olmasıdır. Örneğin bir kadından ya da erkekte sorunlu, hastalıklı bir gen varsa, kadın başka bir aileden hastalıklı geni olmayan bir erkekle evlendiğinde doğacak çocuğun hastalık taşıma riski düşüktür. Ancak akrabaların ve özellikle de yakın akrabaların aynı hastalıklı genleri taşıma riski çok yüksektir. İşte bu sebeple de akraba evliliklerinden doğan çocuklarda genetik hastalıklar sıklıkla görülür.

Anne karnındaki bebek hem anneden hem de babadan genler, özellikler almaktadır. Akraba evliliklerinde bebeklerin aldığı bozuk, hastalıklı genlerin çoğunluğunun da anneden geldiği şeklinde bir istatistik bulunmaktadır.

Akraba evliliklerinin sakıncaları ve zararları nelerdir?

akraba-evliligi

Akraba evliliği yapan her çiftin bebeği kesinlikle hasta ya da sakat olacak diye bir kaide yoktur. Ancak bu çiftlerin çocuklarının ruhsal, fiziksel ve zihinsel bakımdan sağlık sorunlarına sahip olma riskleri diğer ebeveynlere göre çok daha yüksektir. Hatta akraba evliliği yapan bazı çiftler bebeklerini kucaklarına alabilecek kadar bile şanslı olmayabilirler. Zira akraba evliliklerinde bebeğin anne karnında ölmesi, düşük ve ölü doğum gibi sorunlar ciddi oranda yüksek görülür. Hatta bu evliliklerde görülen ölü doğum oranının, normal evliliklerin tam da iki katı olduğu biliniyor.

Aynı bağlamda akraba evlilikleri sonucu dünyaya gelen çocukların sakat doğma oranları da normal evliliklerin 10 katından daha fazladır. Zira akraba evliliklerinde çekinik ve baskın genler çakışınca doğumsal kusurlar, genetik hastalıklar da kaçınılmaz bir hal alıyor.

Ruhsal, zihinsel ve fiziksel sakatlıklar, hastalıklar akraba evliliklerinin kaçınılmaz bir sonucu olarak ya da yüksek riski olarak karşımızda durmaktadır. Bu hastalıklardan en sık karşılaşılan üç tanesi; kistik fibrozis, fenilketonüri, talasemidir (Akdeniz anemisi). Ancak bunların dışında onlarca, hatta yüzlerce hastalık da akraba evliliklerinden doğan çocuklarda görülüyor.

Kistik fibrozis nedir?

Akraba evliliğinden kaynaklı hastalıklardan bahsedildiğinde ilk olarak akla gelen hastalık kistik fibrozisdir. Hatta akraba evliliğinden dünyaya gelen 2000 bebekten 1 tanesinde bu rahatsızlık görülüyor. Bu hastalıkta bebekte dokuların emilim ve salgı düzeyi bozuk, dengesiz oluyor ve bu kişiler en fazla 30 yaşına kadar yaşayabiliyorlar.

Fenilketonüri nedir?

Akraba evliliklerinden dünyaya gelen 5000 bebekten birinde görülen fenilketonüri hastalığı, bebeğin direkt olarak beyin fonksiyonlarını etkiliyor. Bebeğin hem yaşam süresi kısalıyor hem de hem de zihinsel fonksiyonları yaşıtlarına göre çok geri oluyor. Ancak hastalık erken dönemde teşhis edilir, yani doğumdan hemen sonra kan testi ile belirlenirse, tedavi ile müthiş bir ilerleme kaydetmek mümkün olabiliyor.

Talasemi nedir?

Talasemi, yani halk arasında bilinen adıyla Akdeniz anemisi bir tür kan hastalığıdır. Talasemi minör, hastalığın daha hafif ve tedavi edilebilir, az zararlı halini ifade etmektedir. Ancak talasemi majör, yaşamsal ciddi riskler barındıran, çok tehlikeli bir hastalıktır. Özellikle de akraba evliliklerinden doğan çocuklarda bu hastalık görülmektedir. Akraba evliliğinden doğan bebeğin hemoglobin değerlerine bağlı olarak gelişen bu hastalık, genellikle Akdeniz ülkelerinde yapılan akraba evliliklerinde ortaya çıkıyor. Hastada kısa sürede kansızlık ve kalp sorunları görülüyor, uzun vadede ölümcül olabiliyor. Eğer doğumdan itibaren hiç ara vermeden düzenli olarak tedaviye devam edilirse yaşam süresi 40-45 yıla kadar uzatılabiliyor.

Orak hücreli anemi, spinal müsküler atrofi ve konjenital adrenal hiperplazi de akraba evliliğinde meydana gelme ihtimali olan diğer hastalıklardır.

Akraba evliliğinde sağlıklı çocuk doğabilir mi?

Akraba evliliğinden doğan çocukların hepsinde bir hastalık ya da kusur olacak diye bir kaide yok. Ancak bu evliliklerde hastalıklı ya da sakat çocuk doğma ihtimali, normal evliliklere göre oldukça yüksektir. Bu oran da aslında akraba olan kişilerin taşıdığı gene göre değişkenlik gösterir. Bu bakımdan genlere ve genlerin özelliklerine bağlı olarak çocuğun sağlıklı olarak dünyaya gelmesi de mümkündür. Zaten akraba evliliklerinin taşıdığı yüzlerce risk konusunda herkes az ya da çok bilgi sahibiyken, hala akraba evlilikleri yapılıyor olma sebebi de sağlıklı bebeğe sahip olan çiftlerin de bulunmasıdır. Ancak binde 1 de olsa yeni doğacak bir bebeğin yaşamını, sağlığını riske atabilmek kesinle akıl dışı, mantık dışı bir düşünme biçimidir.

Türkiye’de akraba evliliği oranı nedir?

Maalesef ülkemiz gelişmekte olan bir ülke olduğundan, az gelişmişliğin ve kırsal yaşamın pek çok olumsuz etkisi fazlasıyla görülmektedir. Bu bağlamda ortaya çıkan sorunlardan birisi olan akraba evlilikleri de ülkemizin ciddi sorunlarından birisidir. Türkiye’de akraba evliliğinin görülme oranı %20 civarındadır. Bölgesel farklılıklar gösterse de bu oran, kesinlikle çok ciddi riskler içermektedir. Aslında başka bir açıdan baktığımızda tüm çiftleri düşündüğümüzde beşte birinin kan bağı olduğu, beşte birinin akraba evliliği yaptığını söyleyebiliyoruz. İşte bu çok ciddi derecede yüksek bir oran. Elbette bu oran ülkemizin bölgelerine göre değişiklik gösteriyor. Örneğin ülkemizin doğusuna doğru gidildikçe % 30’lara kadar çıkabilen bu oran, batıda % 10’lara inebiliyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde akraba evliliği yapma oranı, diğer tüm bölgelere göre çok daha yüksek seyredip % 30’lara ulaşıyor. Bu konudaki en düşük oran ise Marmara Bölgesine aittir. Zira eğitim, sosyal, ekonomik, politik, kültürel anlamda gelişmişlik, gençlerin sahip olduğu özgürlük alanlarının da artması kesinlikle akraba evliliklerine olan isteği azaltıyor.

Yorum Yok

Give a Reply