28. Hafta Hamilelik

28. hafta gebelik

28. gebelik haftasıyla beraber hamileliğin en zor ve sıkıntılı dönemi olan son trimester yani son 3.ayınıza girmiş bulunmaktasınız. Daha önceki gebelik haftalarında ki şikâyetlerinizde artış görülebilir. Bu şikâyetler doktorunuzun yardımıyla ve önerileriyle önlenebilir dozdadır.

Karnınızın büyümesiyle beraber artık eskisi kadar rahat hareket edemiyorsunuz. Bebeğiniz doğuma yaklaşırken gelişmesini hızlandırması daha fazla baskı hissetmenize neden olacaktır. Bu baskı midenizi etkileyebilir. Yemek yedikten sonra yanma ve acı hissi duyabilirsiniz. Bu yüzden öğünlerinizi küçük ama sık porsiyonlarda tutmalısınız. Eğer mide yanmaları, reflü artışı gibi durumlar söz konusu olursa,  doktorunuza danışarak yardım alabilirsiniz.

Bu son 3 aylık dönemde her hafta doktor kontrollerine gitmeniz tavsiye edilir. Doktorunuz doğumdaki yaşanabilecek tehlikelileri en aza indirmek amacıyla kan testleri yapacak ve bedeninizin doğuma uygun olup olmadığını kontrol edecektir. Eğer anne ve baba adayının RH faktörleri uymaz ise endişelenmenize gerek yok. Çünkü doktorunuzun yapacağı bir iğne ile bu olumsuz durum ortadan kaldırılır.

Anne adayının gebeliğin bu son evrelerinde tansiyon sorunu görülebilir. Bu son evrelerde sık sık tansiyonlarını ölçtürmeleri gerekir. Eğer tansiyonunuz normalden daha yüksek veya daha düşük ise doktorunuza danışmanız önemlidir. Çünkü gebeliğin bu zamanlarında halk arasında gebelik zehirlenmesi diye adlandırılan ‘’preeklampsi’’ durumu sıklıkla görülebilir.

Preeklampsi nedir?

Preeklampsi, gebelerin % 3-8’ini etkileyen karmaşık bir hastalıktır. Genellikle doğuma çok yakın bir dönemde görülür ve hafif bir şekilde atlatılır. Gebeliğin 20. Haftasından sonra yapılan kan ve idrar testinden sonra, yüksek tansiyon ve idrarda proteine rastlanıldığında preeklampsi teşhisi konur. Fakat ağır geçirildiğinde bebeğin gelişiminde aksaklık yaşanabilir. Bu sorundan kurtulmanın tek yolu doğumun gerçekleşmesidir.

Preeklampsinin belirtileri nelerdir?

  • Preeklampsi aniden ortaya çıkabilir. Bu yüzden aşağıdaki belirtilere dikkat edin.
  • Gözlerinizde ve çevresinde şişkinlik
  • Vücudunuz normalde olduğundan daha fazla şişme durumu
  • Hızlı bir şekilde kilo alımı ( 1 haftada 2, 5 kilo gibi )
  • Sürekli ve şiddetli baş ağrısı
  • Görme bozukluğu, baş dönmesi, bulanık görme
  • Karnınızın üst kısmında şiddetli ağrı
  • Mide bulanması ve kusma

Preeklampsinin bazı belirtileri normal hamilelik süreciyle benzerlik gösterdiği için anlamanız zor bir durumdur. Ama kendinizi tanımanız, farklı bir belirtiyle karşı karşıya kaldığınızı anlamanızı sağlayacaktır. Bu gibi şikâyetler görüldüğü zaman doktorunuzu aramaktan çekinmeyin.

Preeklampsi riskini arttıran faktörler nelerdir?

Preeklampsi bazı gebelikleri içine kapsayan ve sık görülen bir hastalıktır. Önceki gebeliğinizde bu hastalıkla karşılaştıysanız ikinci gebeliğinizde de karşınıza çıkması olasıdır. Diğer risk faktörleri de;

  • Kronik yüksek tansiyon
  • Kan pıhtılaşması rahatsızlıkları
  • Böbrek sorunları ve otoimmün hastalıklar
  • Preeklampsi geçirmiş yakın bir akraba varlığı
  • Obezite
  • 2 veya daha fazla bebek taşıyor olmak
  • 20 yaşından küçük veya 40 yaşından büyük olmak

Preeklampsiyi önlemenin yolları var mıdır?

Preeklampsinin kesin bir nedeni bilinmediği için oluşmasını engelleyecek kesin bir yolu da bulunmamaktadır. Bazı araştırmalar kalsiyum, vitamin veya ufak dozlarda aspirin almanın etkili olabileceğini söylüyorlar. Ancak kesin bir sonuç söz konusu olmamaktadır. Yapılabilecek en doğru şey düzenli olarak doktor kontrollerinize gitmek ve vücudunuzdaki değişimleri gözlemlemektir.

Kan Uyuşmazlığı ( immunoglobülin )

Kan uyuşmazlığı problemleriniz varsa, yani anne adayının kan grubu Rh negatifse vücudunuzda bebeğinizin kanını etkileyecek antikorların oluşmasını önlemek için Rh immunoglobülin aşısı olmanız gerekmektedir. Ama bebeğinizin kan grubu Rh pozitifse, doğumdan sonra tekrar Rh immunoglobülin aşısı olmanız gerekir. Bu kan uyuşmazlığı görmezden gelindiğinde sorun yaratsa da, karşı karşıya kalındığında korkmanızı gerektirmeyecek küçük müdahalelerle bu sorun ortadan kaldırılabiliyor.

28. gebelik haftasında bebeğinizde meydana gelen değişimler

Bebeğinizin bu haftaki boyu yaklaşık olarak 40 cm ve ağırlığıysa yaklaşık olarak 1100 gr civarlarına ulaşmıştır. Gebeliğinizin bu haftasında bebeğiniz gözlerini kırpamaya ve oynatmaya başladı. Gözlerindeki gelişmeler son hızıyla devam ederken, yüksek ışıkları hissedip karşılık verebilir.

Akciğerleri de dışarıda yaşamını sürdürebilmek için gelişimini tamamlamaya devam ediyor. Ani bir doğum olduğunda akciğerleri doktorların yardımıyla nefes alıp verebilecek düzeye artık gelmiştir. Dış dünyaya hazırlanan sadece akciğerleri değil tabi ki. Cildinin altında yağlar birikerek dışardaki yaşama ayak uydurulmaya çalışılıyor. Beyini gelişimini hızlandırırken, dış dünyadan gelen sesleri rahatlıkla duyarak tepkisini gösterebiliyor. Bebeğiniz bu haftalarda doğuma en yakın çıkışa doğru yönelirken, en iyi pozisyonu da aramakla meşgul. Bu dönemlerde sık sık pozisyon değiştireceği için endişelenmenize gerek yok. Doğumun yaklaşmasıyla doğru pozisyonunu bulacaktır.

28. gebelik haftasında beslenme

Sağlıklı ve bilinçli beslenmek hem anne adayı hem de bebeğinizin sağlıklı dünyaya gelmesinde yardımcı olacak en önemli etkenlerden birisidir. Yapılan araştırmalara göre hamilelik döneminde yetersiz kilo alımı durumunda erken doğum riski ve düşük kilolu bebek doğurma oranının arttığını, fazla kilo alımında ise bebeğin büyük olmasına bağlı olarak sezaryen ile doğum oranının arttığı belirtilmiştir. Bunların yanı sıra gebelik ve bebek için ihtiyaç duyulan bazı vitamin ve mineral gereksinimlerinin karşılanması çok önemlidir. Bebeğinizin gelişmekte olduğunu unutmayın. Kemik, beyin, işitme, görme gibi birçok sistemine destek olacak besinleri, gebeliğin ilk haftalarından itibaren almanız gerekir. Bu haftada da bebeğinizin gelişimi devam ederken, kalsiyum, demir, magnezyum, protein ve C vitaminin bulunduğu gıdaları tüketmeye özen gösterin. Özellikle bu dönemlerde artan iştahınızı dizginlemeye çalışmanız gerekecektir. Sizin için bir önemi olmayan besinleri tüketmektense, bebeğiniz ve sizin sağlınız için gerekli besinlere ağırlık verin. Sık sık ama küçük porsiyonları tercih edin.

Yorum Yok

Give a Reply